DHA İSTANBUL BÜLTENİ-3 - Son Dakika

DHA İSTANBUL BÜLTENİ-3

25 gün önce

1-CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN EYT AÇIKLAMASI*Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, - "Tutturmuş 'erken emeklilik'. İskandinav ülkelerinin hepsi bu sistemle battı ve bizim ülkenin başına da bu erken emekliliği dolayanlar maalesef bunun bedelini ödeyecekler ve ödediler.

DHA İSTANBUL BÜLTENİ-3, System.String[]

1-CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN EYT AÇIKLAMASI

* Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,

- "Tutturmuş 'erken emeklilik'.  İskandinav ülkelerinin hepsi bu sistemle battı ve bizim ülkenin başına da bu erken emekliliği dolayanlar maalesef bunun bedelini ödeyecekler ve ödediler. Niçin erken emeklilik? Bırakalım ne zaman emekli olması gerekiyorsa o zaman emekli olsun ve parasını da en güzel şekliyle alsın. Hem erken emekli olduğu zaman ideal olan ücreti alamayacak hem de ikinci bir iş aramak suretiyle de ikinci işle, işsizliğe ne yazık ki öncü olacak. Sosyal güvenlik sistemimizin çökmesini istemelerinin zaten tek sebebi, böylece oluşan kaos ortamından kendilerine siyasi rant devşirme hesabıdır"

-"Arkadaşlarıma söylüyorum, beni bu yola asla teşvik etmeyin. Milletimin faydası neredeyse ona varım, milletimin ve ülkemin zararına olan bir şeye asla yokum. Seçim kaybetsek de yokum. Bütün dünya bizim sistemimizi kendine uyarlamaya çalışıyor, bizdeki bazı köhne zihniyetler sistemi çökertmek için hinlik peşinde koşuyor"

Haber: Gülseli KENARLI  Kamera: İdris TİFTİKCİ/ CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Fatih, Silivri, Topkapı ve Zeytinburnu Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezleri toplu açılış törenine katıldı. Zeytinburnu'nda düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra  Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya da katıldı. Açılış töreninde konuşan Erdoğan, "Mali açıdan daha güçlü hale gelen sosyal güvenlik sistemimizin bütçe üzerindeki yükünü de azalttık. Vatandaşlarımızın taleplerine doğrudan ve en hızlı hizmeti verecek bir iletişim ağı kurduk. Elektronik devlet uygulamalarıyla da geçmişte fiziki mekanlarda ve kağıt üzerinden yürütülen pek çok hizmeti, elektronik ortama taşıdık. Sosyal güvenlik borçlarının ödemesini kolaylaştırmak için çeşitli yapılandırma kanunları çıkardık. Muhtarlar ve güvenlik korucuları gibi geçmişte sosyal güvenlik primleri kamu tarafından ödenmeyen kesimleri de devlet şemsiyesi altına aldık. Pek çok kesime fiile hizmet süresi zammı hakkı vererek çalışma adaletini gözettik. Emekli maaşlarını insani düzeyde hayat sürdürebilecek seviyelere çıkardık. Geçtiğimiz 17 yılda emekli maaşlarını 4 kata varan oranlarda artırdık. Prim ödemesine ve yılına bakmaksızın hiçbir emekli maaşının bin liranın altında kalmamasını sağladık. Son olarak emeklilerimize kurban ve ramazan bayramlarında 1000'er lira ikramiye vermeye başladık. Emeklilik sonrası çalışmaya devam eden emeklilerin aylıklarındaki kesinti oranını önce düşürdük, sonra da tamamen kaldırdık. Yurt dışında çalışan vatandaşlarımızın sosyal güvenlik sistemimize intibakları için her türlü kolaylığı gösterdik. Tasarruf teşvik fonu ve konut edindirme yardımı kesintilerini yıllar sonra tüm hak sahiplerine ödeyerek, devletin milletine borçlu kalmasının önüne geçtik" dedi.

"HERKESE BİRİNCİ SINIF SAĞLIK HİZMETİ SUNUYORUZ"

Erdoğan, "Sağlık hizmetlerinden yararlanmada prim borcu sürelerini esnettik. Ülkemizde genel sağlık sigortası şemsiyesi dışında kimseyi bırakmayacak bir sistem kurduk. Bu sistemde herkese birinci sınıf sağlık hizmeti sunuyoruz. Sağlık karnesi, yeşil kart gibi vatandaşlarımızın işini zorlaştıran veya rencide eden uygulamaların tamamına son verdik. Artık vatandaşlarımız istedikleri hastaneden sağlık hizmeti alabilmekte, istedikleri eczaneden ilaçlarını temin edebilmektedir. Biz gelmeden önce bir ilaç reçetesinin içindeki ilaçların hastaneden ya bir tanesini ya iki tanesini alabiliyorduk. Diğerlerini 'git paranla al' diyorlardı. Elektronik reçete sistemiyle yanlış ilaç yanlış doz gibi sorunların ortadan kaldırıldık. Ödeme listesindeki ilaç sayısını 2 katından fazla artırdık. Eve verilen sağlık hizmetlerinin finansmanını üstlenerek bu alanda dünyada eşine az rastlanır bir seviyeye ulaştık. Tüp bebekten kalıtsal hastalıkların tedavisine, psikososyal ve ruhsal problemlere kadar pek çok tedaviyi ödeme kapsamına aldık. Kanser tedavisinde oldukça yüksek bedeli olan işlemlerden ilave ücret alınmasının önüne geçtik. Yerli ilaç üretimi ve yerli plazmadan kan ürünleri üretimine özel önem verdik. Bu konuda tüm yaşanan sıkıntıları yakından takip ediyorum ve inşallah kısa sürede hepsini de aşacağız. Ateşli silah ve trafik kazaları kaynaklı 3 boyutlu protez ihtiyaçlarının bedellerini de karşılamaya başladık. Bunlar kolay işler değildi, ama şimdi protez olayında da biz annelerin, babaların yanındayız. Niye? 'Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.' Kanuni Sultan Süleyman böyle diyor. 'Gerekirse devlet olmasın ama benim vatandaşım sağlıklı olsun' diyor" diye konuştu.

"İNSANLARIMIZA SADECE İŞ DEĞİL, AYNI ZAMANDA YÜKSEK BİR HAYAT STANDARDI DA SAĞLAMAYI AMAÇLIYORUZ"

Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:

"Kayıt dışı istihdamla etkin bir mücadele yürüttük. Kayıt dışı istihdamı yüzde 52 düzeyinden yüzde 36 seviyesine kadar indirdik. Böylece kayıt altındaki aktif sigortalı sayısını 12 milyondan 21 milyon 410 bin seviyesine çıkardık. Kayıt dışıyla birlikte toplam istihdam 29 milyonun üzerine kadar çıktı. İstihdamda son dönemde yaşadığımız kayıpları da hızla telafi ediyoruz, edeceğiz. Daha önce yüzde 8,4 seviyesine kadar düşürdüğümüz işsizlik oranı geçtiğimiz yılın ağustos ayında maruz kaldığımız kur, enflasyon, faiz saldırısının ardından yüzde 14'e kadar çıktı. Bu oranın özellikle eylül verisinin belli olmasıyla yeniden düşmeye başlamasını bekliyoruz. İş gücü arzı sürekli artan Türkiye, daha çok yatırım yaparak, daha çok üreterek, daha çok ihraç ederek, daha çok büyüyerek istihdamını geliştirecektir. 17 yıl önce göreve geldiğimizde ihracatımız 36 milyar dolardı, şimdi 171 milyar dolara çıktık. İnsanlarımıza sadece iş değil, aynı zamanda yüksek bir hayat standardı da sağlamayı amaçlıyoruz. Bunun için dünyanın ve ülkemizin değişen ihtiyaçlarına uygun istihdam politikalarının geliştirilmesine özel önem veriyoruz. Hedefimiz çalışan herkesin kayıt altında olmasını sağlamaktır. Kayıtlı istihdamı teşvik etmek için pek çok farklı projeyi, desteği hayata geçirdik. Kadınlara ve gençlere özel istihdam programları geliştirdik. İşverenlere ve çalışanlara sağladığımız teşviklerle istihdamın güçlü bir şekilde büyümesini sağladık. Ekonomideki genel toparlanma ve yeniden büyüme sürecinin etkisiyle önümüzdeki yıl çok daha sevindirici bir istihdam artışı bekliyoruz."

"YENİ MERKEZ BANKASI BAŞKANIMIZLA BERABER ŞU ANDA FAİZ ORANI YÜZDE 13,5'A KADAR İNDİ, DAHA DA İNECEK"

Erdoğan, "Cari işlemler hesabının eylül itibarıyla verdiği fazla 5.9 milyar dolara çıktı. Eskiden açık veriyordu, şimdi fazla veriyor. Altın ve enerji hariç tutulduğunda bu rakam, 47,7 milyar dolar fazlaya kadar çıkıyor. Bay Kemal ne diyordu? 'Bunlar şimdi IMF'e gidecekler.' diyordu. Bay Kemal, IMF'nin kapısını CHP zihniyeti açtı biz değil. Göreve geldiğimizde IMF'e borç 23,5 milyar dolardı. Mayıs 2013'te bu 23,5 milyar doları sıfırladık. Artık bizim IMF ile işimiz yok. Merkez Bankasının döviz rezervi 105-106 milyar dolara çıktı. Başbakanlığım döneminde 135 milyar dolara kadar çıktık. Tekrar oralara çıkacağız ve daha da artacak. Eylül ayında sanayi üretimin yıllık yüzde 3,4 artış göstermesi, yılsonu büyüme rakamının artı olacağını işaret ediyor. Şu anda görünen o ki bu yıl turist sayısı 50 milyonu aşacak. Türkiye, artık önemli bir destinasyon oldu dünyada. Açılan şirket sayısı yüzde 22'ye yakın arttı. Ana muhalefet yalan söylüyor, 'Azaldı.' diyor. Bunlar hesabı kitabı da bilmiyorlar. Faiz, maalesef yüzde 30'ların üzerine, yüzde 40a' doğru gitmişti. Ne oldu? Bir Merkez Bankası başkanını görevden aldık, yeni Merkez Bankası başkanımızla beraber şu anda faiz oranı yüzde 13,5'a kadar indi, daha da inecek. Enflasyon da inşallah tek haneli rakama inecek 2020'de. Yatırımda girişimcinin kredi faizi tek haneliye girdiği anda yatırımlar da artacak. Bu ne demektir? İstihdam da artacak. Bu ne demektir? Üretim de artacak. Bu ne demektir? Rekabet gücü de artacak Türkiye'nin. Bu ne demektir? Büyüme de artacak. Borsamız ne oldu? Şu anda 105, orayı yakaladık. Biz geldiğimizde neydi biliyor musunuz? 11'di, 11. Şimdi bak 105, 106 buralara geldi. Enflasyon, aylık enflasyon olarak söylüyorum yüzde 8,6 ile son 1,5 yılın en düşük seviyesine indi" şeklinde konuştu.

"HİÇ YÜZLERİ KIZARMADAN KARŞIMIZDAKİ BU TABLOYU KÜÇÜMSEMEYE, HATTA KÖTÜLEMEYE ÇALIŞIYORLAR"

Erdoğan, "Sosyal Güvenlik Kurumumuzun gelirlerinin giderlerini karşılama oranı yüzde 71.5'tan yüzde 89.4'e çıktı. Üstelik geçtiğimiz 17 yılda emekli sayımız da 6.5 milyondan, 12.9 milyon seviyesine ulaştı. Buna rağmen sosyal güvenlik sistemimizin kendi kendini finanse etme oranı çok yüksektir. Geçmişte ülkenin diğer tüm hizmet alanları gibi sosyal güvenlik sistemini de çökertenler, bugün hiç yüzleri kızarmadan karşımızdaki bu tabloyu küçümsemeye, hatta kötülemeye çalışıyorlar" dedi.

"HALKIMA HİZMETTEN DOLAYI ZARAR EDİYORSAK EDELİM"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşması sırasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürü olduğu döneminden görüntülerin alanda bulunan barkovizyona yansıtılmasının ardından, "Tablo bu. Yani Bay Kemal'e beş tane koyun teslim edin inanın kaybeder gelir. Yapacağı bir şey yok. İşte, en dinamik, kendini güçlü hissettiği zamanda kendisine SSK'yı verdiler, hal ortada. Ne diyor bir de? '10 yıl önce daha iyiydi, bugün daha kötü.' diyor. Benim milletimin bunları iyi tanıması lazım. Hak ve hakkaniyetle bağdaşmayan bu gayretlerin gerisinde eski dönemdeki başarısızları örtme niyeti var. O dönemlerde doğum yapan anneler, ölüler hastanelerde rehindi. İşi gücü bu, gene bir şey söyleyecek tabii. 'Zarar ediyor' ben ne dedim, halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi yani halkıma hizmetten dolayı zarar ediyorsak edelim be, edelim. Şu hali görüyorsunuz bakın. Bunlar benim Ahmet'ime, Mehmet'ime, Ayşe'me, Fatma'ma layık değil mi? Ama bunu çok görüyorlar ya... 'Zarar ediyor.' diyor. Halkıma hizmette zarar ediyorsak edelim ama bunlar götürdüler hep, götürdüler. Onun için de halka hizmet veremediler. Kirli, giyilmiş poşetleri tekrar vatandaşıma sattılar. Kan revan içindeki o serum şişeleriyle ne yazık ki tuvaletleri, banyoları doldurdular. Sağlam girsen hasta çıkarsın o hale getirdiler. Sosyal Güvenlik Kurumu'na yapılan bütçe transferlerine yönelik eleştirilerin çoğu, ne anlama geldiğinin dahi bilinmeden yapılıyor. Birileri Türkiye'nin sosyal devlet alanında geldiği seviyeyi anlamakta zorluk çekiyor. Daha da vahimi geçmişte faize ödenen paraların doğrudan millete hizmet için kullanılmasından da rahatsız oluyor. Anayasamıza göre zorunlu olan genel sağlık sigortasına 30 yıl boyunca niçin geçilemediğini izah edemeyenler, yapılan işlere kulp takmada yarışa giriyor. Geçmişte SSK'yı iflas ettirenlerin bugün erken emeklilik başta olmak üzere, teklif ettikleri her uygulamayla aynı amacı güttükleri bir gerçektir" diye konuştu.

"BÜTÜN DÜNYA BİZİM SİSTEMİMİZİ KENDİNE UYARLAMAYA ÇALIŞIYOR"

Erdoğan, "Tutturmuş 'erken emeklilik'.  İskandinav ülkelerinin hepsi bu sistemle battı ve bizim ülkenin başına da bu erken emekliliği dolayanlar maalesef bunun bedelini ödeyecekler ve ödediler. Niçin erken emeklilik? Bırakalım ne zaman emekli olması gerekiyorsa o zaman emekli olsun ve parasını da en güzel şekliyle alsın. Hem erken emekli olduğu zaman ideal olan ücreti alamayacak hem de ikinci bir iş aramak suretiyle de ikinci işle, işsizliğe ne yazık ki öncü olacak. Sosyal güvenlik sistemimizin çökmesini istemelerinin zaten tek sebebi, böylece oluşan kaos ortamından kendilerine siyasi rant devşirme hesabıdır. Bu hesap kötü, şer ve zararlı bir hesap. Biz bunu politik hesaplarla yapmayız ve yapmayacağız da. Arkadaşlarıma söylüyorum, beni bu yola asla teşvik etmeyin. Milletimin faydası neredeyse ona varım, milletimin ve ülkemin zararına olan bir şeye asla yokum. Seçim kaybetsek de yokum. Bütün dünya bizim sistemimizi kendine uyarlamaya çalışıyor, bizdeki bazı köhne zihniyetler sistemi çökertmek için hinlik peşinde koşuyor" dedi.

"NASIL OLUYOR DA SEN ONLARA TERÖRİST DİYORSUN"

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İşte en son Amerika seyahatini izlediniz. Amerika seyahatinde yaptığımız görüşmeler, vardığımız neticeler ve Barış pınarı Harekatı'yla ilgili Mehmetçiğimizin özellikle Suriye'nin kuzeyinde aldığı başarı ve kazandığımız hamd olsun o mücadele bir şeyi ortaya koyuyor. Bu millet bir şeye inandı mı bunu başarır. İstiklal Marşımızda ne diyor Akif, 'Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda/Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda/Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda'. Evet Mehmedimiz öyle gitti. Fakat enteresan bir şey var. Şimdi Mehmedimiz orada şu ana kadar 11-12 şehit verdi ama Mehmedimizle beraber orada bu mücadelenin içinde olan Suriye Milli Ordusu var. Onlar da 160-170 civarında şehit verdi ve beraber yürüyerek bu mücadeleyi veriyorlar. Onlar için ana muhalefet 'terörist' diyor. ya onlar o toprakların sahibi ve o topraklarda onlar bizim Mehmedimizle beraber yürüyorlar. Nasıl oluyor da sen onlara terörist diyorsun. Çünkü onlar teröristlerle beraber yürüdüler. Bay Kemal, teröristlerle beraber yürüdü. PKK ile beraber yürüdü, PKK'nın destekleriyle beraber yürüdü ve bu gerçekler belgelerle, filmlerle her şeyiyle elimizde"

"YPG İLE PYD'Yİ 'KÜRT' DİYE TANIMLAMAK SAYGISIZLIĞIN DANİSKASIDIR, ONLAR TERÖRİSTTİR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Artık terörü Güneydoğu'da, Doğu'da büyük oranda hallettik. Ne diyorlar? Kürtler... Kardeşim öyle bir şeye getiriyorlar ki YPG ile PYD'yi 'Kürt' diye tanımlıyorlar. Şimdi bu bir defa benim Kürt vatandaşlarıma saygısızlıktır. YPG ile PYD'yi 'Kürt' diye tanımlamak saygısızlığın daniskasıdır, onlar teröristtir. Teröristlerle Kürt kardeşlerimi birbirine karıştırmayalım. Hep söylüyorum, benim şu anda parlamentodaki grubumun içerisinde 50 Kürt milletvekilim var. Bizim böyle bir ayrımımız yok. Niye yok? Çünkü biz Kürdüyle, Türküyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Abazasıyla velhasıl yaratılanı yaradandan ötürü sevdik. Biz de böyle bir ayrım yok. Güney sınırları boyunca terör koridoru kurma girişimi Türkiye'yi kendi içine hapsetme projesinin ürünü. Bu saldırı dalgasının tamamı kararlılıkla ve cesaretle boşa çıkardık. Sadece bununla kalmadık; tehditleri Türkiye sınırlarının dışında bertaraf edecek adımlar attık. Bizi kendi içimize hapsetmeye çalışanlara cevabımızı her alanda bölgemizde ve dünyada gücümüzü daha çok hissettirerek verdik. Tabii bu uzun soluklu bir mücadeledir. Ülkemize yönelik saldırıların, önümüze kurulan tuzakların, maruz kaldığımız haksız baskıların bir süre daha devan edeceği anlaşılıyor ama şu gerçeği de herkes görüyor. Türkiye bu tür ucuz numaralarla, tehditlerle, baskılarlar, kuşatmalarla teslim olacak bir ülke ve millet değildir. Bu ülkesinin gerisinde binlerce yıllık bir devlet geleneği, kadim bir medeniyet mirası vardır. Bu ülkenin gücünün kaynağı dünyanın dört bir yanında etkisi hissedilen zengin kültür birikimiyle her bireyinin gönlüne ve zihnine nakşolmuş sağlam tarih bilinci vardır. Biz bu vasıflarımıza sıkı sıkıya sahip çıktığımız sürece Allah'ın yardımı ve milletimizin desteğiyle kimse Türkiye'nin bileğini bükemez, kimse ülkemize dik çöktüremez. Suriye'de, Irak'ta, Doğu Akdeniz'de, Libya'da, Afrika'da, Balkanlar'da verdiğimiz mücadele, dünyanın dört bir yanında yürüttüğümüz çalışmalar bunun en açık ispatıdır. Başaramadılar, başaramayacaklar" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından açılış kurdelesini kesti, burada bulunan vatandaşlarla sohbet etti.

Görüntü Dökümü:

--------------------

Erdoğan'ın açıklamaları

Detaylar

16.11.2019 - 16.00 Haber Kodu : 191116158

16.11.2019 - 16.07 Haber Kodu : 191116161

16.11.2019 - 16.12 Haber Kodu : 191116163

16.11.2019 - 16.36 Haber Kodu : 191116171

===================================

2- KARAKÖY'DE GENÇ KIZA SALDIRAN KADINA TUTUKLAMA İSTEMİ

Halil YILMAZ - İstanbul DHA

Karaköy'de genç kıza saldıran kadın savcılık sorgusunun ardından "Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçundan tutuklama istemiyle mahkemeye sevkedildi.

Nöbetçi savcılığın sevk yazısında, şüpheli Semahat Y.'nin yoldan geçtiği esnada hiç tanımadığı 19 yaşındaki kişiye hakaret ettiği, kin ve nefret dolu söylemlerde bulunduğu ve tehdit ettiği aktarıldı. Semahat Y.'nin şikayetçinin başörtüsünü zorla çıkarmaya yeltendiğinin anlatıldığı sevk yazıda, bu amaçla vücut dokunulmazlığının ihlal edildiğinin hem beyan hem de kamera kayıtlarında belirlendiği kaydedildi. Şikayetçilerin dini inançlarına yönelik bir saldırının yapıldığının anlatıldığı sevk yazısında şu ifadelere yer verildi: "Şikayetçilerin  dini inançları doğrultusunda bir kıyafet tercih ettikleri, şüphelinin şikayetçilere karşı kişisel hiçbir husumeti ve ihtilafı bulunmamasına rağmen sırf dini inançları sembolize ettiği düşüncesiyle bu kıyafeti araç olarak kullanmak suretiyle şikayetçilerin dini inançlarına bir saldırı gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. Aleni olarak kabul edilen sokakta gerçekleşen bu fiilin TCK 216/1. maddesinde düzenlenen suç kapsamında kaldığı kanaatine varılmıştır"

Suçun toplumun büyük bir kesimi tarafından benimsenen dini inançlara yönelik gerçekleştirildiğinin anlatıldığı sevk yazısında, suç fiilinin toplumsal çatışmalara yol açacak mahiyette olduğu, kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlike oluşturacak nitelikte olduğu aktarıldı.

Görüntü Dökümü:

--------

-Şüphelinin adliyeye sevki

16.11.2019 - 16.41 Haber Kodu : 191116174

==================================

3-BAKIRKÖY'DE ÖLÜ BULUNAN 3 KİŞİ TOPRAĞA VERİLDİ

Çağatay KENARLI-Feridun AÇIKGÖZ-Can EROK, İstanbul

BAKIRKÖY'de evlerinde ölü bulunan 3 kişilik aile, Fatih Camii'nde düzenlenen cenaze töreninin ardından Topkapı'da toprağa verildi.

Osmaniye Mahallesi Çoban Çeşme Sokak'taki evde dün sabah Bahattin Delen (38) ve Zübeyde Delen (38) ile çiftin 6 yaşındaki çocukları Ali'nin cesetleri bulundu. Siyanürle öldükleri açıklanan ailenin cenazeleri öğle saatlerinde Alibeyköy'deki gasilhaneden alınarak Fatih Camii'ne götürüldü. Cami avlusundaki taziyeleri Bahattin Delen'in babası Ali İhsan Delen, ağabeyi Mustafa Delen, kardeşi Mehmet Delen kabul etti. Cenazeye katılan Delen ailesinin akrabaları ve yakınları gözyaşlarına hakim olamadı. Delen ailesi için öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. Tabutlar, yakınlarının omuzlarında kapalı kasa bir cenaze aracına konularak toprağa verilmek üzere Topkapı Maltepe mezarlığına götürüldü.

MEZARLARINA KİREÇ DÖKÜLDÜ

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Daire Başkanlığı'nda görevli mezarlık görevlileri önceden kazdıkları mezar yerlerine kireç döktü. Mezarlık görevlileri maske takıp tulum giyerek cenazeleri toprağa verdi. Cenazeler toprağa verildikten sonra mezarların üzerine kireç döküldü.

Görüntü Dökümü:

-------------

-Cami avlusu

-Cenazeler

-Yakınlarından görüntü

-Cenaze namazı

-Dua edilmesi

-Tabutların omuzlanması

-Cenaze aracının gelişi

-Mezarlıktan görüntü

-Cenazelerin taşınması

-Kuran-ı kerim okunması ve dua edilmesi

-Kireç torbalarının mezara indirilmesi

-Dua eden kişilerin görüntüsü

-Detaylar

16.11.2019 - 13.07 Haber Kodu : 191116101

16.11.2019 -14.08  Haber Kodu : 191116122

16.11.2019 -17.15  Haber Kodu : 191116189

==================================

4- ERDOĞAN'IN TRUMP'A İZLETTİRDİĞİ TERÖR SALDIRISINI YAŞAYAN MAHALLE SAKİNLERİ KONUŞTU

Haber-Kamera: Alper KORKMAZ/ İSTANBUL, CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Beyaz Saray'daki toplantı sırasında ABD Başkanı Trump ve senatörlere, Mazlum Kobani isimli terörist tarafından yapılan katliamları anlatan bir video izletti.

Videonun ilk bölümünde yer alan ve Demirören Haber Ajansı 'nın görüntülerini içeren kayıt, 2008'deki Güngören'deki terör saldırısına ait. Saldırıda hayatını kaybeden Yunus Öztürk'ün annesi Türkan Öztürk acılarının hale taze olduğunu söyleyerek, "Ben cumhurbaşkanımıza güveniyorum. Bu katili de ele geçirecek, bu katili de alacak" diye konuştu.

"BAŞKASINI KURTARMAYA ÇALIŞIRKEN KENDİ DE GİTTİ"

Güngören'de 2008 yılında çöp kutusuna bırakılan iki bombanın patlatılması sonucu 17 kişi hayatını kaybetmiş, 154 kişi de yaralanmıştı.  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika'daki temaslarında ABD Başkanı Donald Trump ve Amerikalı senatörlere PKK/YPG'li terörist 'Mazlum Kobani' kod adlı Ferhat Abdi Şahin'in karıştığı terör eylemleri hakkında hazırlanan videoyu izlettirmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Trump'a izlettiği o videoda 2008 yılında Güngören'de meydana gelen bombalı terör saldırısında DHA'nın çektiği görüntüler yer aldı. Tekrar gündeme gelen Güngören saldırısının tanıkları ve hayatını kaybedenlerin yakınları o acı günü anlattı.

2008'deki bombalı terör saldırısında 27 yaşındaki oğlu Yunus Öztürk'ü kaybeden anne Türkan Öztürk tekrar gündeme gelen saldırıyla ilgili olarak acılarının hala taze olduğunu söyledi.

Acılı anne Öztürk, "Alışveriş için buraya gelmişti. Bizim evimize çok yakın burası. İlk bomba patlayınca yaralı çocuğu görüp kucağına aldı. Çocuğu alıp kaçarken ikinci bomba patladı.  Başkasını kurtarmaya çalışırken kendi de gitti. Babası da yüz metre aşağıdaydı. Babası ve kardeşi cesedi gördüğü halde tanıyamadı. Babası da saniyelerle kurtuldu. Acımız 11 senedir bugün ki gibi katilleri dışarıda en büyük acıyı da bu veriyor. Oğlum mezarda, katilleri dışarıda" diye konuştu.

"CUMHURBAŞKANIMIZA GÜVENİYORUM"

Öztürk, "Ben cumhurbaşkanımıza güveniyorum. Bu katili de ele geçirecek, bu katili de alacak. Ben cumhurbaşkanımıza inanıyorum bu katilinde yakalanıp cezasını çekeceğine inanıyorum. Burayı kimse dile getirmiyordu. Cumhurbaşkanı haricinde burayı dile getiren olmadı. Bir tek bunu sayın Cumhurbaşkanımız dile getirdi, ona güveniyorum. Ondan başka dile getiren olmadı. Katilleri yakalayacağına ve bizim de acılarımızın biraz olsun dineceğine inanıyorum" dedi.

"ETKİSİNİ HALA ÜZERİMİZDEN  ATAMADIK"

25 yaşındaki Furkan Akarsu saldırı günü henüz 14 yaşında olduğunu ve etkilerini hala atlamadığını anlattı. Akarsu," O gün Güngören ve tüm Türkiye için çok kötü bir gündü. Bir sürü kötü anım var o günle ilgili. Ben evimdeydim önce bir ses duydum. Ondan sonra herkes sese doğru gitti.  Herkesi bu köşeye doğru yollamışlar sonra bu köşede ikinci bomba patladı. Asıl can alan da o oldu. Camdan bakıyordum o sıra kıpkırmızı gördük köşeyi. İki tane ilkokul arkadaşım vardı Allah rahmet eylesin. Bu binada oturan bir küçük kızımız vardı o da vefat etti.  Allah hepsinin belasını versin. Biz terörü kınıyoruz. Nefret ediyoruz hala bir çözüm bulunamadı. Keşke olmasa şu terör laneti bitmedi" şeklinde konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------

-Anıttan ve olay yerinden görüntüler

-Şehit yakını ve görgü tanığı ile röportaj

-Diğer detaylar

-Trump'a izlettirilen video

16.11.2019 - 16.35 Haber Kodu : 191116170

=================================

5- İSTANBUL İÇİN TARİHİ GÜN...  2 BİN YOLCULU DEV KRUVAZİYER SARAYBURNU'NA GELDİ

- Son yıllarda Türkiye'ye gelen en büyük yolcu gemisi

"Bu, Türkiye turizmi açısından çok önemli bir mesaj olacak"

Haber-Kamera: Ali AKSOYER - Beyza Nur GÜLER - Mertcan ÖZTÜRK - İstanbul DHA -  İSTANBUL'a 2 bin yolcusuyla dev kruvaziyer geldi.

İtalya'nın Venedik limanından tura başlayan dev gemi, son yıllarda İstanbul'a gelen en büyük kruvaziyer olma özelliğini taşıyor. 275 metre uzunluğu ve 48 metre yüksekliği ile görenleri büyüleyen dev gemi, tam 65 bin 591 grosston ağırlığında.

Rodos Adası'ndan dün İstanbul'a hareket edem gemi, bugün saatler 12.00'yi gösterdiğinde Sarayburnu Limanı'na yanaştı. Dev kruvaziyer gemisi yarın saat 13.00'e kadar Sarayburnu Limanı'nda demirleyecek. Avrupa'nın farklı noktalarından gelen turistler ise bugün boyunca İstanbul'un keyfini çıkartacak. Gemi yarın İstanbul'dan Yunanistan'ın Mykonos Adası'na hareket edecek.

İSTANBUL'UN EŞSİZ GÜZELLİĞİNİ YAŞAYACAKLAR

İstanbul için tarihi bir gün yaşandığını ifade eden Sarayburnu Liman Müdürü Akın Demir, "Şu anda bu gemi programda olmamasına rağmen, yolcuların yoğun talebi ve bizim de iletişimimiz neticesinde İstanbul'da. Güvenlik açısından hiçbir sıkıntı olmamasının en büyük göstergesidir bu gemi. Şu anda 5 yıl sonra ülkemize gelen en büyük turist gemisi ve getirdiği yolcu, mürettebat sayısıyla da şu ana kadar gelmiş en büyük yolcu gemisi. Yolcularımız belirlenen turlar aracılığı ile İstanbul'un tarihi yerlerini gezerek, alışverişlerini yapacak. İstanbul'un eşsiz güzelliğini yaşayacaklar" şeklinde konuştu.

"GÜVENLİ LİMAN MESAJININ SONUCUNU GÖRDÜK"

Medlog Gemicilik ve Turizm Acentesi Genel Müdür Savaş Ercan ise, "İstanbul için, Türkiye için çok önemli. Çünkü 2 bin yolcu şu anda İstanbul ile tekrar buluşuyor. Bu ülkemizin uzun yıllardır güvenli liman mesajının sonucunu gördüğü bir gün oldu bugün. 2 bin yolcu ve bundan sonra açılacak yeni liman ve ileride açılacak yeni limanlarla da daha fazla gemi ve yolcuyu İstanbul'da ve Türkiye'de ağırlamayı ümit ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"BU GEMİ DİĞER KRUVAZİYER GEMİLERİNİN YOLUNU AÇACAK"

Uzun bir aradan sonra bu boyutta bir geminin İstanbul'a gelmesinin, diğer firmalara da örnek teşkil edeceğini vurgulayan Ercan, "MSC Türkiye'ye inanan, Türkiye'ye yatırım yapan, dünyanın en büyük markalarından biri. Bu nedenle program değişikliği olduğunda da bizler de İstanbul'da ağırlamak istediğimizi iletince, hemen İstanbul'a rotalarını çevirdiler. Bu, Türkiye turizmi açısından çok önemli bir mesaj olacak. Bugün güzel bir gün yaşıyoruz işin açıkçası.  İstanbul'a yeni limanlar ile beraber, daha fazla gemiyi ve turisti burada ağırlamamız gerekli. Ülkenin de buna hazırlıklı olmasının bir mesajı bu gemi aslında" şeklinde konuştu.

TARİHİ YARIMADA HAREKETLENECEK

Geminin yarın öğlende Sarayburnu Limanı'ndan ayrılacağını ifade eden Savaş Ercan, "Geceleme de yapacak. Yani aslında 2 bin yolcu İstanbul'u doya doya yaşayacak. Hem gündüzünü hem gecesini yaşayacak. Eminim ki tarihi Yarımada'ya da bir hareketlilik getirecek. Hem yolcularımız, hem de gemi personelimiz İstanbul'a geldiği için çok mutlu" dedi.

"İSTANBUL'DA OLDUĞUMUZ İÇİN ÇOK MUTLUYUZ"

Polonya'dan gelen bir grup turist de, "Polonya'dan geliyoruz. Ben Tur lideriyim, Şuan İstanbul'u ziyaret ettiğimiz için çok mutluyuz" ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-GEMİNİN HAVADAN GÖRÜNTÜLERİ

-Gemiden görüntüler

-Yolcuların görüntüleri

-Yolcuların uzun kuyruk oluşturması

-Akın Demir ile röp.

-Turist ile Röp.

-Acente Genel Müdürü Savaş Ercan ile röp.

-Muhabir anonsları

-Genel ve detay

16.11.2019 - 13.27 Haber Kodu : 191116107

16.11.2019 - 14.04 Haber Kodu : 191116121

16.11.2019 - 14.32 Haber Kodu : 191116131

==================================

6- PENDİK'TE 3 KİŞİYİ ÖLDÜREN SALDIRGANA LİNÇ GİRİŞİMİ

- Pompalı silahla dehşet saçtı, linçten polis kurtardı.

Cengiz ÇOBAN - Çağrı ÇALIŞKAN - Ramazan EĞRİ - Gamze ŞİMŞEK - İsa ALMAÇAYIR- İstanbul DHA

Pendik'te silahlı saldırı sonucu 3 kişi öldü, 1 kişi de yaralandı. Saldırgan olay yerinde yakalanırken ölenlerin yakınları linç girişiminde bulundu.

Olay saat 09.30 sıralarında Pendik Güllü Bağlar Mahallesi Tandoğan Caddesi'nde bulunan bir meydana geldi. Pompalı tüfekli  saldırgan Ahmet Önal dehşet saçtı. Elinde silahıyla önce markete giren Ahmet Önal kasada duran Rabia Yılmaz'ı vurdu. Marketten çıkan saldırgan daha sonra binaya girerek Rabia Yılmaz'ın babası Orhan Yılmaz'ı ve Ayhan Yılmaz ile Ahmet Yılmaz'ı vurdu. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, Orhan, Ahmet ve Rabia Yılmaz'ın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi. Yaralı olarak kurtulan Ayhan Yılmaz ise olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı.

OLAY YERİNDE GÖZALTINA ALINDI

Olayın duyulmasının ardından ailenin yakınları ve vatandaşlar bina önünde toplandı. Cadde trafiğe kapatılırken olay yerine sevk edilen çevik kuvvet ekipleri bina çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı. Polis saldırgan Ahmet Önal'ı kullandığı pompalı tüfekle apartmanda gözaltına aldı. Saldırganın içeride olduğunu öğrenen ölenlerin yakınları linç girişiminde bulundu. Polis kalabalığı uzaklaştırmada güçlük çekti. Ekipler, bir süre apartmanda beklettiği saldırganı zor da olsa apartmandan çıkararak zırhlı polis aracıyla, Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürdü. Bu sırada toplanan kalabalık, araca su şişeleri ve taş attı. İlçe Emniyet Müdürlüğünde işlemleri tamamlanan saldırgan sorgulanmak üzere Gayrettepe'deki Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğine gönderildi. Olay yerinde polis ve savcı uzun süre inceleme yaptı. Cenazeler incelemenin ardından Adli Tıp Morgu'na kaldırıldı.

OLAY ANINI ALLATTILAR

Ayhan Yılmaz'ın abisi Mehmet Şerif Yılmaz, "Ben lokantadaydım. İlk önce marketi basmışlar. Baktım kardeşim yerde yatıyor. O sırada vuran adam çatı katına çıkmış. Ben ilk önce çocuklarla tartışıyorlar sandım. Ölülerimiz ve yaralımız var " şeklinde konuştu. Mahalle sakini İmdat Ayvaz ise "Sabah silah sesleri duyduk. Buraya geldiğimizde adam markete dalmış kasiyer kızı vurmuş. Ondan sonra merdivenden yukarıya çıkmış. Kızın babası da berberde tıraş oluyordu. Olayı görünce merdivene doğru koştu. Onu görünce merdivenlerde onu da vurdu.  3 ölü var "dedi.

Görüntü Dökümü:

----------

-Olay yerinden görüntüler

-Polisin önlemi

-Toplanan kalabalık

-Gerginlik çıkması

-Polisin zırhlı aracı yanaştırması

-Arbede çıkması

-Saldırganın binadan çıkışı

-Arbede

-Röportajlar

-Cenazelerin çıkarılması

16.11.2019 - 12.09 Haber Kodu : 191116073

16.11.2019 - 12.22 Haber Kodu : 191116083

16.11.2019 - 12.25 Haber Kodu : 191116085

16.11.2019 -12.27  Haber Kodu : 191116086

16.11.2019 - 16.39 Haber Kodu : 191116172

===============================

7- BEŞİKTAŞ'TA SALDIRIYA UĞRAYAN ÖĞRETMENİN AVUKATINDAN AÇIKLAMA

Haber-Kamera: Serdal ALTINTEPE - İstanbul DHA -  BEŞİKTAŞ'ta kafe önünde bir kadının saldırısına uğrayan kadın öğretmenin avukatı açıklama yaptı. Saldırıya uğrayan Ş.N.E'nin travma yaşadığını ve okula gidemediğini söyledi.

Beşiktaş'ta öğretmenlik yapan Ş.N.E.geçtiğimiz salı akşam saatlerinde bir kafenin önünden geçerken bir kadının saldırısına uğradı. Saldırgan kadının tokat attığı öğretmen darp raporu alarak şikayetçi oldu.

"HALA TEDİRGİN VAZİYETTE"

Ş.N.E.'nin avukatı Neslihan Evci yaşanan olay ve müvekkilinin son durumu hakkında açıklama yaptı. Olay yerini gören güvenlik kamerası görüntülerini polise ve savcılığa teslim ettiklerini ifade eden Avukat Evci, "Olay yerindeki kafeteryada bulunan kamera görüntüleri polis merkezine ve savcılığa sunduk. Saldırganın kimliğinin belirlenmesini bekliyoruz. Müvekkilimizin kulağında kulaklık olduğu için saldırgan kendine bağırırken ne söylediğini duymuyor. Müvekkilimizin daha önceden tanımadığı ve husumetinin bulunmadığı bir kişi.  Bu nedenle müvekkilimizde bir travmaya neden oldu bu olay.  Şu anda kendisi okula gidemiyor yaşadığı olayın etkisiyle.  Hala  tedirgin bir vaziyette  hayatına devam ediyor" dedi.

"BASİT BİR YARALAMA OLARAK DEĞERLENDİRİLMEMELİ"

Avukat Neslihan Evci, Ş.N.E.'nin 3 ay önce burun ameliyatı geçirdiğini ve bu nedenle darp sonrası burnunda aşırı bir kanamanın olduğunu söyledi. Müvekkilinin bir süreliğine şehir dışına çıktığını ifade eden Evci şöyle konuştu:

"Kendisi olaydan 3 ay önce burun ameliyatı geçirmişti. Darp etkisiyle şiddetli bir kanama oldu. Kontrol için doktoruna gitti. Aynı şekilde gözünde şişlik oluşmuş. Şu an şehir dışında kendisi. Biz bu olayın basit bir yaralama olarak değerlendirilmemesini düşünüyoruz. Çünkü bu genç bir kadının yolda tedirgin olmadan yürüme hakkına da saldırı niteliğindedir. Hareket bilinçli mi, şahsın akıl sağlığı yerinde mi değil mi bunları henüz bilmiyoruz. Şayet akıl sağlığı yerinde değilse dahi bulunması gerekiyor. Çünkü bu tarz tehlikeli kişilerin toplum içinde dolaşması toplumdaki güvenlik ortamını da zedeleyen bir durum."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------

-Avukat röportaj

-Detay görüntüler

-Olay anı

16.11.2019 - 16.39 Haber Kodu : 191116173

=================================

8- BAKIRKÖY'DE TUVALETTE BİR KİŞİNİN CESEDİ BULUNDU

Haber-Kamera: Serdal ALTINTEPE - İstanbul DHA - BAKIRKÖY'de metro istasyonunun yanında bulunan tuvalette bir kişinin cesedi bulundu.

Olay saat 09.30 sıralarında Ataköy- Yenibosna metro istasyonunun yanında bulunan tuvaletlerde meydana geldi. Tuvaleti kullanmak için içeri giren kişi, bir erkeğin hareketsiz yerde yattığını gördü. Olay yedine polis ve sağlık ekipleri çağrıldı.

İlk müdahaleyi yapan sağlık ekipleri üzerinde kimlik bulunmayan kişinin öldüğünü belirledi. Tuvaletin çevresine güvenlik şeridi çekilmesinin ardından olay yeri inceleme ekipleri inceleme yaptı. Uyuşturucu komasına girerek hayatını kaybettiği öne sürülen kişinin cenazesi adli tıp morguna kaldırıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------

Polis ve sağlık ekiplerini tuvalete girmesi

Olay yeri inceleme ekipleri

Cesedin tuvaletten çıkarılması

Diğer görüntüler

16.11.2019 - 14.25 Haber Kodu : 191116130

=================================

9- BAYRAMPAŞA'DA BANKA SOYAN KİŞİ TUTUKLANDI

* Daha önce de aynı caddede bir kişiyi gasp ettiği ortaya çıktı

İSTANBUL, BAYRAMPAŞA'da banka soyan ve kaçarken vatandaşlar tarafından yakalanıp, polise teslim edilen şüpheli tutuklandı.

Bayrampaşa, Terazidere Mahallesi Güneş Caddesi'nde bulunan bir banka şubesinde geçen çarşamba günü meydana gelen olayda bankaya giren Hakan K. isimli silahlı şüpheli soygun yapmıştı. Hakan K.  poşete koyduğu paralarla kaçarken vatandaşlar tarafından yakalanarak, polise teslim edilmişti. Emniyette ifadesi, alınan Hakan K.'nın 6 Haziran'da da yine aynı cadde üzerinde bulunan bir iş yerinde silahlı gasp olayının şüphelisi olduğu ortaya çıktı. Gasp mağduru Akif K. kendisine silah doğrultup çantasını gasp eden şüphelinin Hakan K. olduğunu teşhis etti. Emniyette perşembe günü işlemleri tamamlanan Hakan K. adliyeye sevk edildi. Hakan K. çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak, cezaevine gönderildi.

Görüntü Dökümü:

--------------

-Olaya ilişkin arşiv görüntüler

=================================

10- ÇALDIKLARI ARAÇLARI PARÇALAYIP SATAN ŞÜPHELİLERE OPERASYON

Buse PEHLİVAN/İSTANBUL İstanbul'da çalıp parçaladıkları otomobilleri yedek parça olarak sattıkları iddia edilen 5 şüpheli yakalandı. Şüphelilerle birlikte yedek parçalar ele geçirilirken, depoya yapılan operasyon polis kameralarına yansıdı.

Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri tarafından yapılan teknik ve fiziki takibin ardından çalıp parçaladıkları otomobilleri yedek parça olarak sattıkları tespit edilen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. Polisin, Beylikdüzü Yakuplu Mahallesinde tespit ettiği depoya yaptığı baskında 5 kişi gözaltına alınırken, depoda otomobil parçaları da ele geçirildi. Şüphelilerin Beylikdüzü, Küçükçekmece ve Başakşehir' de 12 günde 4 araba çaldığı ardından parçalara ayırarak, yedek parça halinde sattığı belirlendi.

Şüphelilerin sorgularında Ahmet K.(56) 3 adet suç kaydı, Erol Ö.(25) 1 adet suç kaydı, Mustafa Y.(31) 8 adet suç kaydı, Mehmet Ali B.(23) 2 adet suç kaydı, Abdulkadir K.(53) 19 adet suç kaydı, 10 adet aranması ve 3 buçuk yıl kesinleşmiş hapis cezası olduğu ortaya çıktı. Şüphelilerden Ahmet K., Erol Ö., Abdulkadir K. tutuklanırken diğer şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Öte yandan depoya yapılan baskın anı kameralara yansıdı. Görüntülerde depoya giren ekipleri şüphelileri yere yatırarak gözaltına alıyor. Deponun içindeki otomobil parçaları görüntülere yansıyor.

Görüntü Dökümü

(Polis kamerası)

-Şüphelilerin otomobilleri parçaladıkları depoya yapılan operasyon

(Aktüel)

-Şüphelilerin şube çıkışı

16.11.2019 -13.53  Haber Kodu : 191116118

===============================

11- BİRBİRLERİNİN OMZUNA BASARAK EVLERE GİREN HIRSIZLAR KAMERADA

Buse PEHLİVAN/İSTANBUL - İSTANBUL'da iki ayrı eve giren 3 kişi, polis ekipleri tarafından yakalandı. Şüphelilerin apartmanların ikinci katındaki dairelere birbirlerinin omzuna basarak tırmanma anları güvenlik kameralarına yansıdı.

Esenler ve Bağcılar'da 2 gün arayla hırsızlık meydana geldi. Şüphelilerin sabaha karşı gözlerine kestirdikleri apartmanların ikinci katlarındaki dairelere birbirlerinin omzuna basarak açık pencereden girdikleri tespit edildi. Şüphelilerin 21 Ekim tarihinde Bağcılar'da girdikleri evden 4 elektronik eşya, 23 Ekim tarihinde Esenler' de bir evden 2 cep telefonu çaldıkları tespit edildi. Şüphelilerin iki ayrı evden toplamda 30 bin lira değerinde hırsızlık yaptığı öğrenildi.

Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri ihbarlar üzerine çalışma başlattı. Polis, hırsızlık olaylarının meydana geldiği bölgelerde güvenlik kameralarını inceledi. Eşkal ve kimlikleri tespit edilen şüpheliler polisin yaptığı takip sonucu 28 Ekim tarihinde adreslerinde yakalandı. Şüphelilerin sorgularında Abdullah Y.(27) 6 suç kaydı, Barış T.(20)'nin 4 suç kaydı, Adem A.(28)'nın ise bir suç kaydı olduğu ortaya çıktı. Şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Öte yandan şüphelilerin apartmanlara birbirlerinin omzuna basarak tırmanma anları güvenlik kameralarına yansıdı.

Görüntü Dökümü

----------

(GÜVENLİK KAMERALARI)

Şüphelilerin etrafı kolaçan etme anı

-Şüphelilerin birbirinin omzuna basarak tırmanma anı

-Şüphelilerin ikinci katta bulunan evlerin açık penceresinden içeri girmesi

-Şüphelilerin hırsızlık olayının ardından uzaklaşma anı

(Aktüel)

-Şüphelilerin şube çıkışı

16.11.2019 -13.53  Haber Kodu : 191116142


Haber Yayın Tarihi: 16.11.2019 05:20 Kaynak: DHA



Son Dakika

Libyalı komutandan Türkiye'ye küstah tehdit: Gemilerini batıracağım
Kahramanmaraşlı esnaf 50 lirayı, 50 bin liraya satışa çıkardı Kanser sebebiyle ölen hastane çalışanı kadının cenazesi 8 yıl sonra toprağa verildi