Son Dakika Haberleri: Dha İstanbul Bülteni - 3

Dha İstanbul Bülteni - 3

3 yıl önce

1- TBMM BAŞKANI KAHRAMAN: (TBMM) YENİDEN İNŞA EDECEĞİZ DE ESKİ BİNAYA DOKUNMADANTBMM Başkanı İsmail Kahraman,"Şimdi mecliste tadilata girdik.

Dha İstanbul Bülteni - 3, System.String[]

1- TBMM BAŞKANI KAHRAMAN: (TBMM) YENİDEN İNŞA EDECEĞİZ DE ESKİ BİNAYA DOKUNMADAN


TBMM Başkanı İsmail Kahraman,


"Şimdi mecliste tadilata girdik. Yeniden inşa etmiyoruz, yeniden inşa edeceğiz de eski binaya dokunmadan. Meclis binası ihtiyaca yetmiyor"


" Efendim, koridorlar, kulisler beş yıldızlı oluyormuş. Yahu ne beş yıldızı, temizleniyor, aydınlanıyor, ışıklanıyor. Fuzuli duvarlar varmış, sunu ışıktan ışıklanıyor. Tabi ışıkla aydınlansın diye aydınlattık. Basın bana sordu, 'kulisleri beş yıldız yapacakmışsınız, doğru mu?', 'ne münasebet ' dedim, 'yedi yıldızlı yapacağız' "


" Nedir, neden bu küçüklük kompleksi? Parlamento yetkilileri olarak Versay'ı gördüğümüzde muhalefet partisinden bir milletvekili 'yazık, bizdeki saray, yok külliye denip  tenkit edenlere yazık, insanın dili tutulur, 1600'lerde yapılan şu saraya bakın' dedi. Evet biz ihtişamlı, büyük güçlü bir devletiz. Kendimize güveneceğiz"


"Topkapı SarayKültür Bakanlığı'na bağlı. Dolmabahçe, Beylerbeyi, kasırlar meclise bağlı. Yıldız Sarayı ve Mabeyn Köşkü Cumhurbaşkanlığına bağlı. Vakıflara bağlı var. Olmaz, bu tek elde toplanmalı. Yanlış olur, koordine olmaz, organize olmaz. Çarpıklık meydana getirir. Benim temennim tek elde toplanmasıdır"


Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: İdris TİFTİKCİ/ İstanbul DHA


Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Saraylara Bağlı Beykoz Mecidiye Kasrı'nın müze olarak açılış töreni TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Açılış törenine Kahraman'ın yanı sıra İstanbul Valisi Vasip Şahin,  Milli Saraylar Bilim ve Değerlendirme Kurulu Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı, TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu  katıldı.


"YANLIŞ OLUR, KOORDİNE OLMAZ, ORGANİZE OLMAZ. ÇARPIKLIK MEYDANA GETİRİR"


TBMM Başkanı İsmail Kahraman, törende yaptığı konuşmasında, "Bir eksiklik var zaman içinde giderilir her halde. Saraylarımız değişik birimlere, kurumlara bağlı. Kasırlarımız öyle, tarihi binalarımız öyle. Değerli hocamız İlber Ortaylı Bey Topkapı Sarayı'nda müdürlük yaptı. Topkapı Saray'ı Kültür Bakanlığı'na bağlı. Dolmabahçe, Beylerbeyi, kasırlar meclise bağlı. Yıldız Sarayı ve Mabeyn Köşkü Cumhurbaşkanlığına bağlı. Vakıflara bağlı var. Olmaz, bu tek elde toplanmalı. Yanlış olur, koordine olmaz, organize olmaz. Çarpıklık meydana getirir. Benim temennim tek elde toplanmasıdır. Diyelim ki Cumhurbaşkanlığı aldı TBMM Başkanlığı buraları verdi. Buralar ne TBMM Başkanlığı'nın, Kültür Bakanlığı'nın ne Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün… Milletin. En iyi neyse o yapılmalı. İnşallah yapılır, yapılacaktır ve yapılmak zorundadır. Bilim ve Değerlendirme Kurulumuz tek tek inceleyip, ufak detayına kadar aslına uygun haline getirttiriyor. Ne kadar büyük bozukluklar var, giderilmesi ne kadar zor oluyor. Ama biz aslına uygun devam ettirmeliyiz" diye konuştu.


"İCAP ETTİĞİNDE MASAYA VURMALIYIZ 'ONE MİNUTE' DEMELİYİZ"


İsmail Kahraman, "Köksüz ağaç olur mu? Biz saksıda mıyız? Bizim köklerimiz yok mu? Üç kıtaya yayılmış köklerimiz yok mu bizim? Bu idrakin içinde olmalıyız. Kendimize güvenmeliyiz ve bu güven bizde olmalı. İcap ettiğinde masaya vurmalıyız 'one minute' (bir dakika) demeliyiz. Dik durmalıyız, bükülmemeliyiz. Cumhurbaşkanımız Fransa'ya gittiğinde Sarkozy'e, Kanuni'ye Fransuva'nın yazdığı mektubu getirdi. 'Ha senin deden, işte ben bu'. Sarkozy küstü. Yalnız iki saatliğine geldi Türkiye'ye, dönem başkanıydı, hiçbir fasıl açmadı. Melih Bey, eli böyle, ağzında çiklet, ona bir ev sahipliği yaptı. Biz büyük devletiz, ihtişamlı bir devletiz, biz büyük bir ulu çınarız. Bunun farkında, idrakinde olmalıyız. Bu eserlerimizi yaşatmalıyız. İstanbul bir tarih, dünyanın merkezi" şeklinde konuştu.


"BÜTÜN DÜNYANIN ÜMİDİYİZ, BÜTÜN İNANÇ DÜNYASININ ÜMİDİYİZ. BU ÜMİDİ SÖNDÜRMEMELİYİZ"


Kahraman, "Şimdi mecliste tadilata girdik. Yeniden inşa etmiyoruz, yeniden inşa edeceğiz de eski binaya dokunmadan. Meclis binası ihtiyaca yetmiyor. Efendim, koridorlar, kulisler beş yıldızlı oluyormuş. Yahu ne beş yıldızı, temizleniyor, aydınlanıyor, ışıklanıyor. Fuzuli duvarlar varmış, sunu ışıktan ışıklanıyor. Tabi ışıkla aydınlansın diye aydınlattık. Basın bana sordu, 'kulisleri beş yıldız yapacakmışsınız, doğru mu?', 'ne münasebet ' dedim, 'yedi yıldızlı yapacağız'. Nedir, neden bu küçüklük kompleksi? Parlamento yetkilileri olarak Versay'ı gördüğümüzde muhalefet partisinden bir milletvekili 'yazık, bizdeki saray, yok külliye denip  tenkit edenlere yazık, insanın dili tutulur, 1600'lerde yapılan şu saraya bakın' dedi. Evet biz ihtişamlı, büyük güçlü bir devletiz. Kendimize güveneceğiz. Dik duracağız, ayakta hep olacağız, rükuda, secdede değil, kıyamda duracağız. Bütün dünyanın ümidiyiz, bütün inanç dünyasının ümidiyiz. Bu ümidi söndürmemeliyiz"dedi.


"CÖMERT BİR AYRIM YAPILMAZSA BU SARAYLAR TUTULAMAZ"


Milli Saraylar Bilim ve Değerlendirme Kurulu Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı da, törende bir konuşma yaparak, "Bir saray hiçbir zaman ne okul olur ne her hangi bir kamu teşekkülü. Çünkü çok pahalı bir binadır. Bir okul bunu karşılayamaz. Bir saray moda olduğu üzere otel de olmaz. Bu bütün dünyada çok yaygındır. Venedik kanallarının etrafındaki sarayların çoğu otellere verildi, onlar artık o eski saraylar değil. Bunun önüne geçmemiz lazım. Milli Saraylar idaresi TBMM'nin kendisine ait ayırdığı cömert bütçe ile bunu yapabildi. Bu bir bütçe meselesidir. Cömert bir ayrım yapılmazsa bu saraylar tutulamaz. Onun için bir kere şükran duygularımızı belirtmek zorundayız. Bu bir mesai ister, inat ister kolaya kaçmadan işi bitirmek ister. Bunların daha yapılacak çok işi vardır, ağaçlarına kadar üzerinde duruyoruz"dedi.


Restorasyonda emeği geçenlere teşekkür eden Ortaylı, "Bunu yine TBMM'nin İstanbul şubesi olarak kullanılacağını ümit ediyoruz. Fonksiyon değiştirmeden İstanbul'un böyle bir saraya ihtiyacı var. Çünkü biz artık büyük bir dünya şehriyiz" diye konuştu.


Görüntü Dökümü:


---------------------


Ortaylı'nın konuşması


Kahraman'ın konuşması


Açılış kurdelesinin kesilmesi


Kasrı gezmeleri


Detaylar


=============================


2- BAKAN SOYLU: TÜRKİYE'YE UYUŞTURUCU'YU PKK İLE GETİRİYORLAR


Haber: Özgür ALTUNCU/ Kamera: Yaşar KAÇMAZ, İstanbulDHA


İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Tuzla'da işadamlarıyla kahvaltıda bir araya geldi. Türkiye'deki kimyasal uyuşturucunun kaynağının Avrupa olduğunu söyledi. Bakan Soylu, " Türkiye üzerinden doğal uyuşturucuyu Avrupa'ya götürüyorlar. Avrupa üzerinden de sentetik ve kimyasal uyuşturucuları Türkiye'ye getiriyorlar. Bunu da PKK ile yapıyorlar"dedi.


"DOĞAL UYUŞTURU TÜRKİYE ÜZERİNDEN AVRUPA'YA, SENTETİK VE KİMYASAL UYUŞTURUCU AVRUPA'DAN TÜRKİYE'YE"


" Teröriste hangi muameleyi yapıyorsak, bilin ki uyuşturucu satıcısına da aynı muameleyi yapacağız" diyen Soylu, " Bunun da kökeni Avrupa'dır. Onu da söylüyorum. Türkiye üzerinden doğal uyuşturucuyu Avrupa'ya götürüyorlar. Avrupa üzerinden de sentetik ve kimyasal uyuşturucuları Türkiye'ye getiriyorlar. Bunu da PKK ile yapıyorlar" diye konuştu.


300 YILIN EN GÜÇLÜ ZAMANINDAYIZ


Türkiye'nin büyük bir oyunla yüzyıllardır karşı karşıya olduğunu söyleyen Soylu, " Ama bugün farklı olan birşey var. Bugün biz son 300 yılın en güçlü zaman dilimindeyiz" dedi.  Cumhuriyetin iki temel unsur üzerinden kurulduğunu bunların "tam bağımsızlık ve egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesi olduğunu söyleyen Soylu, " Biz Cumhuriyetin kurulduğu günden itibaren bu değerlere en çok yakın olduğu günün içerisindeyiz"diye konuştu.


CHP'LİLERE SESLENDİ


Salonda bulunan işadamları üzerinden CHP seçmenine seslenen Soylu, " Allah aşkına CHP'li kardeşlerimize söyleyin biz Murat Karayılan'dan onlara daha mı uzağız ' Biz PKK'nın terörist başı Apo'dan onlara daha mı uzağız ' Biz bu ülkeyi istila eden, Ege denizine döktüğümüz düşmanlarımızdan daha mı uzağız " şeklinde konuştu.


"ŞİMDİ 4 DUVAR VERDİK İSTEDİĞİNE DAYIYOR SIRTINI"


İsim vermeden hapisteki HDP Eşgenelbaşkanı Figen Yüksekdağ'dan söz eden Soylu, " 7 Haziran'dan sonra şımarınca, 'Biz sırtımızı PKK'ya, YPG'ye, PYD'ye dayadık' dedi değil mi ? Şimdi 4 tane duvar verdik. İstediğine dayıyor sırtını" dedi.


"YAPTIK YAPTIK"


Türkiye'nin önündeki meseleleri ancak Cumuhurbaşkanı Erdoğan'la  aşınabileceğini söyleyen Soylu sözlerini şöyle sürdürdü "Onu da bugün yapalibiriz. Bugün yaptık yaptık. Bugün yapamadık bilin ki bu millet, on yıllar daha zillet içinde bırakılır.


TELEFONLA BİLGİ ALDI


Bu arada konuşmasından önce kahvaltı yapan Bakan Soylu'ya Diyarbakır'daki patlamanın haberi telefonla geldi. Bakan Soylu uzun süre telefonla konuştu.


Görüntü Dökümü:


--------------


Bakan Soylu'nun konuşmaları


Detaylar


Bakan Soylu'nun telefonla konuşması


11.04.2017 - 14.17 Haber Kodu : 170411103


============================


3- "BUJİ FERHAT"IN YAKALANDIĞI OPERASYON KAMERADA


Organize suç örgütü operasyonunda yakalanan 'Buji Ferhat' lakabıyla bilinen Ferhat S.'nin 5 kişiyi öldürülmek, 6 kişiyi de yaralamaktan arandığı belirlendi.


Haber: Çağatay KENARLI, İstanbul DHA


İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri Ferhat S.'nin liderliğini yaptığı iddia edilen organize suç örgütüne yönelik çalışma başlattı. Polis ekipleri yaptığı çalışma kapsamında şüphelilerin bulunduğu belirtilen 2 eve geçtiğimiz hafta operasyon düzenledi. Yapılan operasyonda Ferhat S.'nin de aralarında bulunduğu 4 kişi yakalanarak gözaltına alındı.



EL BOMBASI, KALEŞNİKOF VE TABANCALAR…


Ekipler evlerde yaptığı aramalarda  el bombası, 2 kaleşnikof tüfek, 4 tabanca, 3 çelik yelek, 2 maske, 1 araç takip cihazı, sahte plaka, sahte ehliyet ve sahte kimlik ele geçirdi. Gözaltına alınan 4 kişi, Vatan Caddesi'ndeki Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne getirildi. Ele geçirilen kaleşnikof tüfekler, tabancalar, çelik yelekler ve maskeler basın mensuplarına gösterildi.



3 OLAYDA 5 KİŞİNİN ÖLDÜRÜLMEK, 6 KİŞİYİ YARALAMAKTAN ARANDIĞI BELİRLENDİ


Şüphelilerin emniyette yapılan detaylı sorgulamasında, 'Buji Ferhat' lakabıyla bilinen Ferhat S.'nin parmak izi Şahinler grubundan 2015 yılında Yahya Tellioğlu'nun öldürülmesi ve 2016 yılı Ağustos ayında Kenan Şirin'in öldürülmesi olayları ile 1 Kasım 2016'da Rize İkizdere Güneyce beldesinde bir kahvehanenin silahla taranması sonucu 3 kişinin öldüğü 6 kişinin yaralandığı olaylarda alınan parmak izleriyle örtüştüğü, 3 olaydan firari olarak arandığı belirlendi.


EMNİYETTEKİ İŞLEMLERİ DEVAM EDİYOR


Emniyetteki işlemleri devam eden şüpheliler hakkında, 'Suç işlemek amacıyla silahlı suç örgütü kurmak ve yönetmek', 'Silahlı suç örgütüne üye olmak', 'Silahlı suç örgütüne bilerek isteyerek yardım etmek' ve 'Kasten öldürme' suçlarından işlem başlatıldı.



OPERASYON POLİS KAMERASINDA


Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı operasyon polis kameraları tarafından kaydedildi. Büyükçekmece'de bir eve baskın yapan ekipler evde bulunan 3 kişiyi yere yatırarak gözaltına alması görüntülendi. Evde yapılan aramalarda el bombası, kaleşnikof tüfeklerin ve tabancaların bulunması görüntülere yansıdı. Polis ekipleri gözaltına aldığı 3 kişiyi evden çıkarması kameralarca kaydedildi.



Görüntü Dökümü


-------------


(Polis Kamerası)


-Şüphelilerin yere yatırılarak gözaltına alınması


-Polis ekiplerinin evde yaptığı aramalar


-Ele geçirilen el bombası, tabanca ve kaleşnikof tüfeklerin görüntüsü


-Gözaltına alınan 3 kişinin evden çıkartılması



(Aktüel görüntü)


-Sergiden görüntü


-Ele geçirilen silahların görüntüsü


-Genel ve detaylar


11.04.2017 - 13.34 Haber Kodu : 170411087_


=====================


4 - ZAMAN GAZETESİ YAZARLARINA 3' ER KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS TALEBİ


Ümit TÜRK, İstanbulDHA


Kapatılan "Zaman Gazetesi"nin eski yazarları Şahin Alpay, Ali Bulaç, Mümtazer Türköne, Ahmet T. Alkan, Nuriye Akman ve Mustafa Ünal ve Lale Sarıibrahimoğlu'nun aralarında bulunduğu 21'si tutuklu 30 kişi hakkında "Darbeye teşebbüs" suçundan 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve "Silahı terör örgütüne üye olmak" suçundan da 15'er yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. İddianamede adı geçen yazarların, yazılarında darbe mesajı verdikleri, hükümeti itibarsızlaştırmaya çalıştıkları iddia edildi.


64 SAYFALIK İDDİANAME


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı İsmet Bozkurt tarafından hazırlanan iddianame 64 sayfadan oluşuyor. İddianamede yer alan isimler şöyle; Şüpheliler Mümtazer Türköne, Ali Bulaç, İbrahim Karayeğen, Ahmet Turan Alkan, Mustafa Ünal, Şahin Alpay, Nuriye Ural, Lale Sarıibrahimoğlu, Orhan Kemal Cengiz, İhsan Duran Dağı'nın FETÖ-PDY medya organlarında köşe yazarlığı yaptığı, diğer şüpheliler Sedat Yetişkin, Hüseyin Turan, Ahmet Metin Sekizkardeş, Alaattin Güner, Cuma Kaya, Mehmet Özdemir, Faruk Akkan, Murat Avcıoğlu, Yüksel Durgut, Zafer Özsoy, Şeref Yılmaz, Hakan Taşdelen, Hüseyin Belli, Onur Kutlu, İsmail Küçük, Ali Hüseyin Çelebi, Ahmet İrem, Süleyman Sargın, Osman Nuri Öztürk, Osman Nuri Arslan'ın Feza Gazetecilik A.Ş., Cihan Medya Dağıtım A.Ş., Cihan Haber Ajansı, FİA Prodüksiyon Radyo ve Televizyon Reklam Organizasyon, Irmak Radyo TV Hizmetleri A.Ş., Dünya Dağıtım A.Ş., bünyesinde yönetici ve çalışan oldukları kaydedildi.


ÖRGÜT, STRATEJİSİNİ 2013'TEN SONRA DEĞİŞTİRDİ


FETÖ yapılanmasının tarihsel gelişimi, amacı ve hedeflerinin anlatıldığı iddianamede, örgütün medyayı ne zaman ve ne şekilde kullandığı da belirtildi. Örgütün strateji gereği 2013 yılına kadar devlete ve hükümete karşı gizli ve derinden bir mücadele yürüttüğü, 2013 sonrasında ise  açıktan saldırıya geçtiği belirtildi. Örgütün, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarını aşarak devlet sırlarını ifşa ettiği, algı oluşturarak meşru hükümetleri çalışamaz hale getirmeyi hedeflediği vurgulandı. Bunu yapması için de medya gücünü kullandığı, şüphelilerin de haber ve yazılarıyla bu durumu bilerek sürdürdüğü iddia edildi.


ÖRGÜT DERGİSİNİN İLK KAPAK I: AĞLAYAN ÇOCUK


İddianamede, örgütün medyaya ilk olarak, siyasi ve iktisadi sıkıntıların baş gösterdiği 1979 yılında "Sızıntı Dergisi"yle giriş yaptığı, ilk kapak fotoğrafının ise ağlayan çocuk fotoğrafı olduğu belirtildi. Derginin ilk sayısında yer alan "Eğitim, bilim, iman, sevgi, barış ve hoşgörü sayesinde ülke sorunları çözülecek" ifadesinin de, bundan böyle FETÖ-PDY'nin gizli ajandasındaki faaliyetlerini gizleyen bir paravan olarak kullanılacağı ifade edildi.


FETÖ'NÜN AMİRAL GEMİSİ


İddianamede Kasım 1986 tarihinden itibaren Ankara'da yayımlanmaya başlanan ve 1987 yılında tamamen FETÖ-PDY'nin kontrolüne geçtiği belirtilen Zaman gazetesinin bu örgütün medyadaki "amiral gemisi" olduğu belirtildi. Buna ilişkin yapılan tespitte, "FETÖ-PDY bundan böyle günlük olarak yayınlanacak, geniş kitlelere ulaşarak örgütsel faaliyetlerin propagandasını yapabilecek bir yayın organına sahip olmuştur" denildi.


TÜRKİYE'NİN İLK İNTERNET GAZETESİ


Zaman gazetesinin Ankara'dan İstanbul'a taşınmasından sonra, Avrupa ve Asya'nın bir çok ülkesinde de yayınlanmaya başladığı, ardından da Cihan Haber Ajansı, Aksiyon Dergisi gibi basın organlarını da bünyesine katarak daha geniş kitlelere ulaşmaya çalıştıkları belirtildi. İddianamede Dünyada ve Türkiye'de internet kullanım alanının son derece sınırlı olduğu bir dönem olan 1995 yılında Türkiye'de internetin ilk Türkçe gazetesi olarak www.zaman.com.tr'nin  kurulmasıyla örgütün internet alanında da ciddi bir yaygınlaşma sağladığına dikkat çekildi.


CIA BAŞKANIYLA KURULAN DOSTLUK ÖRGÜT MEDYASINDA İŞLENDİ


İddianamede Gülen'in, Amerikan gizli servisi CIA Başkanlığına getirilen Morton Abromowitz ile 1983 ve 1990 yılları arasında görüşerek dostluk kurduğu, Abraham Foxman ve Papa II. John Paul ile de görüşmeler yaptığı belirtilerek, bu temasların örgüt medyasında işlenerek uluslararası kamuoyunda propaganda malzemesi olarak kullanıldığı vurgulandı.


28 ŞUBAT'TA FETÖ'NÜN YAYIN ORGANLARINA DOKUNULMADI


FETÖ'nün 1980 askeri darbesi ile 28 Şubat post modern darbesini desteklediği anlatılan iddianamede, Zaman gazetesinin de 28 Şubat sürecinde darbe çizgisinde yayınlar yaptığı belirtildi. O dönem Gülen hakkında hiçbir dava açılmadığı örgütün basın yayın organlarının faaliyetlerine de dokunulmadığının altı çizildi. Gülen'in ABD'ye gidişinin ardından Nuh Mete Yüksel'in Gülen hakkında dava açtığı ancak, daha sonra bu dosyanın askıya alındığı ifade edildi.


İDDİANAMEDE FETÖ MEDYASININ AK PARTİ İLİŞKİSİ...


İddianamede FETÖ'nün yayın organlarıyla Ak Parti arasındaki ilişki şu ifadelerle anlatıldı; "2002 Genel seçimleri öncesinde herhangi bir siyasi partiye açık destek vermeyen FETÖ'nün yayın organları, seçimler sonucunda iktidara gelen Ak Parti Hükümetleri ile ilk dönemlerde açıktan karşı kaşıya gelmekten kaçındılar. Ne var ki; Ak Parti Hükümeti'nin, FETÖ-PDY'nin gizli faaliyetlerini öğrenerek bu faaliyetlere son verebilmek maksadıyla harekete geçmesi üzerine örgüt medyası basın özgürlüğü ile çizilen sınırları çiğneyerek açıktan hükümete yönelik saldırılara başladı"


FETÖ MEDYASININ HÜKÜMETE İLK TEHDİDİ 2011'DE...


İddianamede FETÖ medyasının hükümeti ilk tehdidinin, 2011 yılında Ergenekon soruşturmalarında aktif görev alan emniyet mensuplarının görev yerlerinin değişitirilmesiyle yapıldığı belirtildi. İddianamede, "16 Eylül 2011 tarihinde Zaman gazetesinden Ali Ünal, doğrudan dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alarak; "Sayın Başbakan'dan beklentimiz, kendisini övenlere değil, ülke ve millet sevgisiyle gerçeği işaret edenlere, gerektiğinde gerekli tenkidi yapan kanaat önderlerine kulak vermesidir" şeklinde telkinlerde bulunmaya kalkıştı" denildi. İddianamede asıl tehdid yollu göndermelerin ise hükümetin, dershaneleri kapatma düşüncesini hayata geçirmesiyle arttığı ve bu tarihten sonra Zaman gazatesinin hükümet aleyhine yalan haberler üretmeye başladığı belirtildi.


İddianamede Zaman gazetesinin eski genel müdürü Nurettin Veren ile eski yazarı Hüseyin Gülerce'nin ifadelerine dayandırılarak gazenin sayfa düzeninden işlenecek konulara kadar, Fetullah Gülen'in talimatıyla yapıldığı, buradan örgüt mensuplarına mesajlar ilettiği belirtildi.


FETÖ MEDYASININ, MUHALEFET EDEN KİŞİ VE OLUŞUMLARA YAKLAŞIMI...


İddianamede FETÖ'nün Türkiye'deki önemli gelir kaynaklarından olan dersanelerin kapatılmasının kararlaştırılmasıyla FETÖ medyasının harekete geçtiği, örgütün fikir ve uygulamalarına muhalefet eden kişi ve oluşumlara karşı saldırı aracı olarak kullanıldığı anlatıldı. Kamuoyunda "Tahşiyeciler grubu" olarak bilinen dini grubun Gülen hareketinin dinler arası diyalog söylemine muhalefet ettiği gerekçesiyle hedef alındığı, yine MİT TIR'ları olayında da, silahların terör örgütü El Nusra'ya gittiği algısının yaratılmaya çalışıldığı vurgulandı.


17-25 ARALIK'IN İLK SİNYALİ MEHMET BARANSU'DAN...


İddianamede FETÖ'nün 17-25 Aralık operasyonlarının ilk işaretini, Mehmet Baransu'nun twitterdan verdiği belirtildi. Baransu'nun 15 Nisan 2013'te, " İran'dan para nasıl çıkar bir sanatçının eşi Rize'ye altınları gönderir…" şeklinde bir twit atarak, "Şifreli ve imalı bir şekilde 17/25 Aralık operasyonlarında kaçak altın iddiasıyla hedef haline getirilecek olan sanatçı Ebru Gündeş'in eşi Reza Zarrab'ı işaret ediyordu" denildi.


KÖŞE YAZILARIYLA ALGI OLUŞTURULDU


Operasyonun ardından da Zaman gazetesinin "Ayakkabı kutularında 4.5 milyon dolar, evde yedi çelik kasa", "Rüşvet ve örgütten tutuklandılar" manşetleri attığına dikkat çekilen iddianamede, dosyanın şüphelilerinden olan gazetenin yazarları, Ahmet Turan Alkan, Şahin Alpay, Ali Bulaç, Ali Akkuş, Mustafa Ünal, Mümtazer Türköne gibi yazarların günlerce yazdıkları köşe yazılarıyla yolsuzluk yapıldığı şüphesi oluşturulmaya çalıştıkları iddia edildi.


Yine bu tarihten sonra hükümetin kumpas soruşturmalarında görev alan emniyet ve yargı içindeki örgüt mensuplarına yönelik operasyonları hakkında başta Zaman gazetesi olmak üzere örgüte bağlı basın yayın organlarında karalama kampanyası başlatıldığı, 1 Aralık - 15 Eylül tarihleri arasında yapılan haberlerin atılan manşetlerin neredeyse tamamında hükümet aleyhine yazılar yazıldığı anlatıldı.


ŞİKE OPERASYONUNU YAPAN POLİS MÜDÜRLERİNİN TELEFON GÖRÜŞMELERİ


İddianamede, "Şike Operasyonu"nda görevli üst rütbeli emniyet görevlileri Mutlu Ekizoğlu, Nazmi Ardıç ve diğer şüphelilerin kullanmış olduğu telefon hatları ile Zaman gazetesinin bünyesinde bulunduğu Feza Gazetecilik A.Ş. ye ait telefonlar arasında sık görüşmeler olduğu tespiti yapılarak, "Buradan örgütün emniyet içindeki mensupları ile basın içerisindeki mensuplarının birlikte aynı amaca yönelik hareket ettikleri kanaati oluşmuştur" denildi.


DARBE MESAJI 2013'TE REKLAM AFİŞİNDE VERİLDİ


İddianamede örgütün ilk darbe mesajını Zaman gazetesinin 2013 yılı Kasım ayında "Kardeşlik Zamanı" başlıklı sloganıyla bir reklam afişi hazırlatarak tabanına verdiği belirtildi. Söz konusu afişte bir vatandaş ile bir polisin Zaman gazetesini birlikte tuttuğu, polisin tuttuğu kısımda, "Ne Gerek Var Kavgaya?" yazısının yer aldığı vatandaşın tuttuğu kısımda ise, "Bir İhtimal Daha Var" yazdığı, bu ifade ile darbe ihtimalinin tabana iletildiği tespitine yer verildi.


ŞÜPHELİLERİN KÖŞE YAZILARINDAKİ DARBE MESAJLARI...


İddianamede şüpheliler Ali Bulaç'ın, yazısında geçen "mazlumun kılıç kullanma hakkı yok mu?" ifadesiyle örgüt tabanına ve topluma askeri darbeyi telkin ettiği, Mümtazer Türköne'nin 4 Şubat 2016'da yazdığı "Dolmabahçe Mutabakatı'nda kendini ele veren Saray iktidarı", "Devr-i Sabık Yaklaşırken" ki yazılarının darbeyi çağrıştırdığı tespiti yapıldı.


Yine Zaman gazetesinden şüpheli Ali Ünal'ın; "…Öyle görünüyor ki, Erdoğan, Hizmet'le savaşını sürdüredursun, ama kendisini hep devirme planları yapmış çevrelerin planları içinde boğulurken, elini kurtuluş adına Hizmet'e uzatacak ama, kaderin hikmet ve adaleti, o eli geri itecek..." şeklindeki yazının da darbeye davet edici yazılar olarak değerlendirildi.


İddianamede şüpheli Abdullah Aymaz'ın da 1980 darbesinde Fetullah Gülen'in Sızıntı dergisinde yayınlanan ve darbeyi davet eden "Nevbahar Mesajı" başlıklı yazısını 15 Temmuz darbe girişiminden 4 ay önce paylaşmasının da tesadüfi olmadığına kanaat getirildi.


TİRAJ HİLESİ


İddianamede Zaman gazetesinin bazı emniyet mensuplarını, iş adamlarını baskı yoluyla abone ettiği, kurumlara, apartmanlara gazete bırakarak Türkiye'nin en çok tiraj elde eden gazetesi olduğunu ileri sürdüğü belirtildi. Zorla satılan gazetelerin, paketler halinde hiç açılmadan kağıt niyetine İstanbul'un çeşitli bölgelerindeki kağıt hurdacılarına ve geri dönüşüm firmalarına satıldığı, buralarda işlenerek yumurta kartonu vs. yapıldığı, FETÖ-PDY'nin Ataşehir'de bu işlemler için özel bir depo kiraladığı da vurgulandı.  İddianamede Zaman gazetesinin günlük fiili satış adedi ortalamasının 2014 yılı Mart ayında 50.000-100.000 adet arasında gerçekleştiği, geriye kalan Ocak 2014-Ağustos 2015 döneminde 10.000-25.000 adet arasında kaldığı, abone olduğu iddia edilen kişilerin karşılığının olmadığı, gazetenin günlük 50 binin altında satıldığının tespit edildiği belirtildi.


21'İ TUTUKLU 30 ŞÜPHELİ


1 şüpheli hakkında yakalama kararınını bulunduğu dosyada 21'i  tutuklu 30 sanık adı yer alıyor. Tutuklu sanıklar şöyle,  Ahmet Metin Sekizkardeş, Ahmet Turan Alkan, Alaattin Güner, Ali Bulaç, Cuma Kaya, Faruk Akkan, Hakan Taşdelen, Hüseyin Belli, Hüseyin Turan, İbrahim Karayeğen, İsmail Küçük, Mehmet Özdemir, Murat Avcıoğlu, Mustafa Ünal, Mümtazer Türköne, Onur Kutlu, Sedat Yetişkin, Şahin Alpay, Şeref Yılmaz, Yüksel Durgut, Zafer Özsoy,


Görüntü Dökümü:


---------


-Soruşturmayla ilgili arşiv görüntü


11.04.2017 - 14.19 Haber Kodu : 170411105


=========================


5- OYUNCAK BEBEĞE GİZLENMİŞ UYUŞTURUCU


Baş bölümüne uyuşturucu gizlediği oyuncak bebeği Azerbaycan'a göndermek isteyen 1 kişi yakalandı



Çağatay KENARLI, İstanbul DHA


İstanbul Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri aldığı bir ihbar üzerine Azerbaycan'a bir kolide uyuşturucu yollanacağını belirledi. Polis ekipleri, 24 Mart'ta Başakşehir'de bir kargo firmasının yurtdışı kargo bölümüne operasyon düzenleyerek Azerbaycan'a gidecek koliyi buldu. Koliyi açan ekipler 2 kutu çikolata, 1 kutu sakız, ayakkabı ve  oyuncak bebek buldu. İncelemede oyuncak bebeğin kafa kısmına gizlenmiş 11 poşet içinde 84 gram esrar buldu.


Polis ekipleri kargo şirketinin güvenlik kamera görüntülerini inceleyerek koliyi teslim eden kişiyi belirledi. Bunun üzerine 2 8 Mart Salı günü Küçükçekmece'de O.U.(35)'yu yakalayarak gözaltına aldı. Mahkeme O.U.'yu yurtdışı çıkış yasağı koyarak serbest bıratı.



Görüntü Dökümü


----------


(Polis Kamerası)


-Polis ekiplerinin koliyi açması


-Koliden çıkan çikolatalar, ve 1 kutu sakız


-Oyuncak bebek


-Oyuncak bebeğin kafa kısmından çıkan uyuşturucu madde


-Genel ve detay görüntüler


11.04.2017 - 14.18 Haber Kodu : 170411104

Haber Yayın Tarihi: 11.04.2017 02:51 Kaynak: DHA



Uçak tuvaletindeki müstehcen görüntüsünü paylaşan Kerimcan Durmaz'a hapis cezası
Yüksekokul binasından atlayarak intihar eden öğretim görevlisiyle ilgili acı gerçek Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Macron'a Libya tepkisi: Sen niye bunun üzerinde bu kadar duruyorsun?