Son Dakika Haberleri: Dha İstanbul Bülteni - 4

Dha İstanbul Bülteni - 4

3 yıl önce

1-AYAZAĞA'DA İNŞAATTAKİ GÖÇÜK: TOPRAK ALTINDAKİ İŞÇİ YARALI ÇIKARILDIHaber-Kamera: Hasan YILDIRIM - Ersan SAN - İSTANBUL DHASarıyer Ayazağa'da bir inşaatta meydana gelen göçükte toprak altında kalan işçi kurtarıldı.

Dha İstanbul Bülteni - 4, System.String[]

1-AYAZAĞA'DA İNŞAATTAKİ GÖÇÜK: TOPRAK ALTINDAKİ İŞÇİ YARALI ÇIKARILDI


Haber-Kamera: Hasan YILDIRIM - Ersan SAN - İSTANBUL DHA


Sarıyer Ayazağa'da bir inşaatta meydana gelen göçükte toprak altında kalan işçi kurtarıldı.


Ayazağa Mahallesi Kemerburgaz Caddesi üzerindeki bir inşaat sahasındaki göçük  nedeniyle olay yerine itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çalışmalara AFAD ekibi de katıldı. Yaşanan göçükte vücudunun bir kısmı göçük altında kalan Kahraman Sıcakyüz adlı  işçi itfaiye ekiplerinin çalışmaları sonucu kurtarıldı. Yaralı işçi ambulansla hastaneye kaldırıldı.


Görüntü Dökümü:


-----------------


EK GÖRÜNTÜ


-Yaralı işçinin çıkarılması


/////////////


-Şantiyede itfaiyenin çalışması


-Bekleyen ambulans


-İşçilerin görüntüsü


-Çalışmalardan detaylar


07.11.2017 - 11.02 - Haber Kodu : 171107040


07.11.2017 - 11.27 - Haber Kodu : 171107054


============================


2- SÖZCÜ GAZETESİ DAVASI : BURAK AKBAY YAZILI SAVUNMA SUNDU


" Hakkımda FETÖ lideri ile bir fotoğraf için fotomontaj gibi bir yola başvurulmuştur. Şahsımın fotomontajlı görüntülerine karşı içerik engelleme talebim reddedilmiştir. Ben adaleti nerede arayacağım?


" Okullarında okumadım. Semtlerine bile uğramadım. İş hayatımda kurmuş olduğum gazetelerin çizgisi modern hukuk devleti çizgisidir. Hem özel hayatımda hem Sözcü gazetesinde FETÖ'yü eleştirmiş biri olarak tespitim; bunlar gerçek FETÖ'cüleri gizleme çabasıdır"


Haber: Ümit TÜRK/ İstanbul, DHA


Sözcü Gazetesi davasında tüm sanıkların savunmaları tamamlandı. Gazetenin sahibi olan ve firari sanık Burak Akbay da, avukatı aracılığıyla mahkemeye yazılı savunma sundu. Savunmasında, Sözcü Gazetesi'nin Atatürkçü bir gazete olduğu için hedef alındığını ileri süren Akbay, "Türk adaleti buna alet olmuştur. Şahsım adına yapılan suçlamalar kumpasın bir parçasıdır" ifadesini kulandı.


Sözcü Gazetesi sahibi Burak Akbay, İzmir muhabiri Gökmen Ulu, internet sitesi çalışanı Mediha Olgun ile muhasebe sorumlusu Yonca Yücekaleli hakkında, "Silahlı terör örgütünü yönetme", "Silahlı terör örgütü propagandası yapmak" ve "Silahlı terör örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme" suçlarından açılan davanın ilk duruşması sona erdi. Öğleden önce yapılan oturumda tutuklu sanık Gökmen Ulu savunmasını tamamlamış, 15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı yerin haberini yaparak darbecilere yer bildiriminde bulunduğu iddialarına cevap vermişti. Ulu, yapılanın sadece haber olduğunu anlatarak suçlamaları reddetmişti.


BURAK AKBAY: ATATÜRKÇÜ BİR GAZETE HEDEF ALINMAKTADIR


Öğleden sonra ki oturumda gazetenin sahibi firari sanık Burak Akbay'ın mahkemeye gönderdiği 4 sayfalık yazılı savunması okundu. Avukatı tarafından okunan savunmasında, iddianamenin Fehmi Koru ve Hüseyin Gülerce'nin beyanları üzerine yazıldığını belirten Akbay şunları kaydetti; "Şahsım, Atatürkçü bir gazete kurduğum için hedef haline getirilmiştir. Türk adaleti buna alet olmuştur. Şahsım adına yapılan suçlamalar kumpasın bir parçasıdır. Gerçek bir kumpastır bu. Fehmi Koru denen şahsın gerçek dışı savlar içeren köşe yazısıdır. Atatürkçü bir gazete hedef alınmaktadır. Sözcü Gazetesi'nin yok olması kimin işine gelir? Bu iddianamenin varlığı bu örgütün faal olduğunu göstermektedir. Fehmi Koru ve Hüseyin Gülerce kısmen 17 Aralık'ı kısmen 15 Temmuz sonrasının izlerini silmek için bu kumpasa dahil oluyorlar. Dayatma mı var yalancı tanıklık için? Hakkımda FETÖ lideri ile bir fotoğraf için fotomontaj gibi bir yola başvurulmuştur. Şahsımın fotomontajlı görüntülerine karşı içerik engelleme talebim reddedilmiştir. Ben adaleti nerede arayacağım? Bu kumpaslar geç de olsa anlaşılmıştır. Aileleri mağdur olmuştur. Bunu yapanlar bir gün adalet karşısına çıkacaktır. Okullarında okumadım. Semtlerine bile uğramadım. İş hayatımda kurmuş olduğum gazetelerin çizgisi modern hukuk devleti çizgisidir. Hem özel hayatımda hem Sözcü gazetesinde FETÖ'yü eleştirmiş biri olarak tespitim; bunlar gerçek FETÖ'cüleri gizleme çabasıdır"


"NASIL FETÖ'YE YARDIM İLE SUÇLANIYORUM. ANLAMADIM"


Mediha Olgun ise  savunmasına, özgeçmişini anlatarak başladı. Mavi Marmara'nın olayının tanığı olduğunu ve kitabını yazdığını belirten Olgun, "7 yıldır İsrail'i yargılatmaya çalışıyorum. Bir vakte kadar yürüyen davanın müştekilerinden biriyim. Bu şartlarda ilk sorum bu: Nasıl FETÖ'ye yardım ile suçlanıyorum? Anlamadım" ifadesinde bulundu. Marmaris haberinin hiçbir noktasında yokum. Haberin suç olmadığını da söylüyorüm. O haberi siteye giren, yayınlayan biri de değilim. Yetkim bile yok. Yüce yargımızın 'canı sağolsun' diyorum. Sadece böyle bir örgütle anılmaktan ve bu damgayı almaktan dolayı çok üzgünüm" diye konuştu.


YONCA YÜCEKALELİ: O İFADELER BANA AİT DEĞİL


Tutuksuz sanık Yonca Yücekaleli de yaptığı savunmada, gazetenin muhasebe bölümünde çalıştığını belirterek, "Ben muhasebede çalışıyorum. Savclıktaki ifademde 3-4 satırlık darbe komisyonuyla ilgili bir bölüm var. O benim ifadem değil. Savunmamın aksine, delil olmadığı için FETÖ örgütüne yardım etmekle suçlanıyorum" dedi.


Duruşma yarına ertelendi.


===================================


3- SÖZCÜ GAZETESİ DAVASI (2)


Sözcü Gazetesi muhabiri Gökmen Ulu,


"Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasını dünyaya duyuran ilk gazeteci bendim"


"Darbecilerin, Erdoğan'ın yerini gazetecilerden öğrenmedikleri kanıtlandı. Hakikat ortaya çıktı"


Haber: Ümit TÜRK/ İstanbul, DHA


Sözcü Gazetesi davasında sanıklar ilk kez hakim karşısına çıktı. Davanın tek tutuklu sanığı olan Sözcü Gazetesi muhabiri Gökmen Ulu, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasını dünyaya duyuran ilk gazeteci bendim" dedi.


Sözcü Gazetesi sahibi Burak Akbay ile 3 gazete çalışanının  "Silahlı terör örgütünü yönetme", "Silahlı terör örgütü propagandası yapmak" ve "Silahlı terör örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme" suçlarından yargılandığı davanın ilk duruşması başladı. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan duruşmaya davanın tek tutuklu sanığı olan Gökmen Ulu bulunduğu cezaevinden getirildi. Tutuksuz sanıklar Melda Olgun ile Yonca Kaleli de duruşmada hazır bulundu. Duruşmayı CHP'li milletvekilleri Barış Yarkadaş, Mustafa Balbay ile Sözcü Gazetesi'nin yazarları Uğur Dündar, Yılmaz Özdil ve çok sayıda gazeteci de izledi.  Mahkeme başkanı iddianamenin özetini okuduktan sonra sanıkların kimlik tespitini yaptı. Ardından tutuklu sanık Gökmen Ulu savunmasına başladı.


"EVRENSEL GAZETECİLİK İLKELERİNDEN ÖDÜN VERMEDİM"


Sözlerine "Yurtsever bir gazeteci ve Mustafa Kemal'in takipçisiyim" diyerek başlayan Ulu, "Demokratik hukuk devletini, adaleti, insan haklarını, ulusal bütünlüğü, cumhuriyetin kazanımlarını savundum. Hakikatten ayrılmadım. Herhangi bir dernek ve cemiyete angaje olmadan evrensel gazetecilik ilkelerinden ödün vermedim" ifadesinde bulundu.


"ASIL SORUN MUHALİF GAZETECİLİK İSE..."


FETÖ ile suçlanmasının ağır bir iftira olduğunu ve bu durumunda son derece ağrına gittiğini belirten Gökmen Ulu, "Asıl sorun muhalif gazetecilik ise bununla yargılanmak daha doğru olurdu" dedi. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de liderlerin attığı her adımın haber niteliği taşıdığına dikkat çeken Ulu, "Özal'dan Demirel'e kadar liderlerin sayısız haberleri yapılmıştır. Cumhurbaşkanı'nın da birçok yerde yaptığı tatillerle ilgili haber olmuştur. Bu haberleri de tüm gazeteler kullanmıştır" diye konuştu.


"CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN ORADA TATİL YAPTIĞINI TÜM MARMARİS BİLİYORDU"


Ulu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kaldığı otelin haberini 15 Temmuz günü sabah saatlerinde yaptığını, haberin de herhangi bir olumsuzluğun henüz yaşanmadığı saat olan 16.25'te yayınlandığını belirtti. Ulu, "Zaten Erdoğan'ın orada tatil yaptığını tüm Marmaris biliyordu. Hatta otelde kalan Türk turistler de Erdoğan'ın orada tatil yaptığını sosyal medyada paylaşmışlardı" diye konuştu.


"O OTELDE FETÖ MAĞDURLARIYLA SAYISIZ RÖPORTAJ YAPTIM"


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kaldığı yeri bu haberlerden öğrendiğini kendisinin de gidip bu durumu haberleştirdiğini anlatan Ulu, "Sözcü logolu arabayla otelin önüne gittim. Gazetecilik refleksiyle otelin kapısının önünde bekledim. Yanımda fotoğraf makinem de vardı. Çıkarsa belki fotoğrafını da çekerim. Hatta şansım olursa belki küçük bir demeç de alırım diye düşündüm. Otelin yetkililerini tanıyordum. Birlikte yemek de yedik. Onlar da Cumhurbaşkanlığı yetkililerine söylediler. O yetkililer de biliyordu benim orada olduğumu. Bu bir tatil haberi. Otelin güvenlik kameralarından görülebilir bu" diye konuştu.


Gökmen Ulu söz konusu otel de daha önceleri FETÖ kumpasları mağdurlarıyla da sayısız kez televizyon programları yaptığını sözlerine ekledi.


"CUMHURBAŞKANININ AÇIKLAMASINI DÜNYAYA, İLK DUYURAN GAZETECİ BENİM"


Darbe girişiminin saat 22.00'da herkes gibi televizyonlardan öğrendiğini ve soluğu Cumhurbaşkanı'nın kaldığı otelde aldığını anlatan Ulu, "Marmaris'teki tüm basın mensupları davet edildi. Villanın bahçesine alındık. Saat 00: 05'te Cumhurbaşkanı ilk kamuoyu açıklamasını yaptı. 5 dakikalık açıklamasını tamamladıktan sonra Hasan Doğan bizi villanın çıkışına uğurladı. İstanbul'daki haber merkezini arayıp hemen Erdoğan'ın açıklamasının satırbaşlarını yazdırdım. Cumhurbaşkanı'nın açıklaması saat 00: 13'te sozcu.com.tr'de yayımlandı. Erdoğan'ın 'herkesi meydanlara bekliyorum' açıklamasını dünyaya, ilk duyuran gazeteci benim" ifadesini kullandı. Daha sonra da durmadığını gidip kaldığı otelde Erdoğan'ın açıklamasının tam metnini haberleştirdiğini anlatan Ulu, halkın darbeye karşı yürüyüşünü de haberleştirdiğini ifade etti.


"DARBECİLERİN, ERDOĞAN'IN KALDIĞI YERİ GÜNLER ÖNCESİNDE LADIKLARI ORTAYA ÇIKTI"


Gökmen Ulu,  o gece bazı televizyonların   'Cumhurbaşkanı İstanbul Atatürk Havalimanı'na geliyor' alt yazıları geçtiğine de dikkat çekerek, "Şimdi o basın mensuplarının da darbecilere yardım ettiğini mi söylemeliyiz" dedi. Muhafız Alayı iddianamesi ve Muğla suikast davası ile Darbe Araştırma Komisyonu'nun hazırladığı raporda, darbecilerin günler önce Erdoğan'ın kaldığı yerle ilgili keşif  yaptıkları ve fotoğrafladıklarının belirtildiğine dikkat çeken Ulu, "Darbecilerin, Erdoğan'ın yerini gazetecilerden öğrenmedikleri kanıtlandı. Hakikat ortaya çıktı" diye konuştu. Ulu'nun savunması sona erdi. Duruşmaya ara verildi.


=============================


4-  İPLE BOĞAMAYINCA BIÇAKLA BOĞAZINI KESEREK ÖLDÜREN ŞÜPHELİLER ADLİYEYE SEVK EDİLDİ



Haber: Ali AKSOYER/İSTANBUL,


AVCILAR'da bir otomobilin arka koltuğunda boğazı kesilerek öldürülmüş olarak bulunan Ahmat Alghanımeh (45) cinayetiyle ilgili gözaltına biri eşi olan 3  kişi adliyeye sevk edildi. Olayı gerçekleştiren iki erkek şüphelinin poliste verdiği ifadelerinde suçlarını itiraf ettikleri öğrenildi. Gözaltındaki Ahmat Alghanımeh'in eşinin ise şüphelilerden Ahmet S. ile ilişkisini olduğunu kabul ettiği ancak cinayeti bilmediğini söylediği öğrenildi.


OTOMOBİLİN ARKA KOLTUĞUNDA BOĞAZI KESİLMİŞ CESEDİ BULUNMUŞTU


Avcılar, Ambarlı Mahallesi, Mezarlık Sokakta 3 Kasım 2017 tarihinde meydana gelen olayda otomobilin içinde erkek cesedi bulunmuştu. Yapılan araştırmada aracın arka koltuğundaki cesedin boğazının kesilerek öldürüldüğü ayrıca öncesinde iple  boğulmaya çalışıldığı tespit edilmişti. Polis olayla ilgili yaptığı soruşturmada ölen Ahmat Alghanımeh'in işlettiği bakkal dükkanın güvenlik kameralarını incelediğinde cinayeti çözmüştü. Kamera görüntülerinde şüphelilerden Ahmet S.'nin ölen kişinin bakkalı kapattığı sırada aracına gizlice bindiği, yanında çalışan çırak arkadaşı Tarek M.'yle birlikte cinayeti işledikleri tespit edilmişti.


BİRİ TUTMUŞ DİĞERİ BOĞMUŞ VE KESMİŞ


Polis, iki şüpheliyle beraber, Ahmet S. ile ilişkisi olduğunu belirlendiği ölen kişinin eşi Mona A.'yı da yakalanmıştı.Şüphelilerin sorgusu Asayiş Şube Müdürlüğünde yapıldı. Cinayet Büro Amirliği ekipleri olayla ilgili yaptıkları soruşturmada Ahmet S.'nin eşiyle ilişkisi olduğu Ahmat Alghanımeh'i öldürmeyi planladığı, olay günü çırak olan arkadaşına telefon ederek dükkanın kapanma saatini öğrendiği tespit edildi. Olay gecesi dükkanın çevresine geleyerek beklemeye başlayan Ahmet S.'nin gizlice maktülün aracına bindiği, daha sonra Ahmat Alghanımeh'in şoför koltuğuna oturmasıyla arka koltuktan uzanarak onu iple boğmaya çalıştığı tespit edildi. Bu sırada çırak Tarek M.'nin de patronu Ahmat Alghanımeh'in ellerini tuttuğu öğrenildi.


KAZA YAPINCA CESEDİ OTOMOBİLDE BIRAKARAK KAÇMIŞLAR


Şüphelilerin Ahmat Alghanımeh'in öldüğünü sanarak aracı hareket ettirdikleri ancak bu sırada kımıldayınca ölmediğini anlayıp bu kez boğazını bıçakla keserek öldürdükleri ortaya çıktı. Daha sonra cesedi mezarlığa doğru götürmek isteyen şüphelilerin araçla refuje çarparak kaza yaptıkları bunun üzerine paniğe kapılarak aracı terk ederek olay yerinden kaçtıkları tespit edildi.


KIZI İLİŞKİYİ DOĞRULADI


Öte yandan gözaltındaki Mona A.'nın poliste verdiği ifadesinde cinayetle bir ilgisinin bulunmadığını söyleyerek sadece şüphelilerden Ahmet S. ile ilişkisi olduğunu kabul ettiği belirtildi. Bu sırada Mona A.'nın 17 yaşındaki kızının da ifadesinde bu ilişkiyi doğruladığı öğrenildi. Poliste işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi.


Görüntü Dökümü:


--------------------


-Şüphelilerin adliyeye sevki


-Cinayetle ilgili daha önce geçilen görüntüler


=================================================


5- KAĞITHANE'DE İNTİHAR


Haber-Kamera: Ersan SAN/ İstanbul DHA


Kağıthane Sultan Selim Mahallesi'nde bir kişi silahla intihar etti.


Sanayi Mahallesi Muhtarlığı önüne gelen Cahit Ö. başına tabanca ile ateş ederek ihtihar etti. Cebinden, "Ölümünden kimse sorumlu değildir" yazılı bir not çıktığı belirtilen Cahit Ö.'nün borçları nedeniyle bunalımda olduğu öne sürüldü.


Görüntü Dökümü:


-------------------------


-İntihar eden kişinin yerdeki cesedi


-Polis ve sağlık ekipleri


-Genel ve detaylar


07.11.2017 - 13.43 - Haber Kodu : 171107115


=============================


6- BAKIRKÖY BELEDİYE BAŞKANI KERİMOĞLU (YIKILAN BAKIRKÖY SPOR VAKFI SOSYAL TESİSLERİ) YIKIM HUKUKA UYGUN


Haber-Kamera:  İbrahim AKTÜRK-Murat SOLAK/İSTANBUL,


BAKIRKÖY Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, geçtiğimiz hafta Ataköy'de kaçak olduğu gerekçesiyle yıkılan ve yıkım nedeniyle tepkilere yol açan Bakırköy Spor Vakfı Sosyal Tesisleri ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yıkımın yasal yollara uygun şekilde yapıldığını belirten Kerimoğlu, "3 yıldır atılamamış adımların sonucunda bu yıkım faaliyeti gerçekleşmiş bulunmakta" dedi.


Bakırköy Spor Vakfı Sosyal Tesisleri, kaçak olduğu gerekçesiyle Bakırköy Belediyesi tarafından yıkılmıştı. Tesisin yıkılacağını öğrenen bazı vatandaşlarla tesisi yıkıma gelen belediye ekipleri arasında tartışma yaşanmıştı. Olaylı yıkım sonrası Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, makamında yaptığı açıklamada, yıkımın hukuka uygun şekilde gerçekleştiğini belirterek, şunları söyledi:


"Mülkiyeti belediyemize ait arsa üzerinde yaklaşık 30 yıldır hukuka aykırı olarak faaliyet göstermiş olan işletmeler 5393 sayılı Belediye Kanunu, 2886 sayılı devlet ihale kanunu ve 3194 sayılı imar kanunu uyarınca hukuka uygun olarak yürütülen işlemler sonucu yıkılmıştır. Belediyemiz tarafından yapılan işlemlerin tamamı hukuka uygundur. Yıkımı gerçekleştirilen yapılar inşaat ruhsatı olmaması nedeniyle kaçaktır.  Aynı zamanda bu kaçak yapılar içindeki işletmeler amacına uygun olarak faaliyet göstermemiştir. Yani çocuklarımızın ve gençlerimizin ücretsiz spor yapabilmesi için kurulmuş olan bu işletme ne yazık ki son yıllarda ticari faaliyet alanlarına dönüştürülmüş, içinde düğün salonlarıyla, mangal başı restoranlarla, saunalarla tam ticari kuruluş haline dönüştürülmüştür."


RUHSAT ONAYI BULUNMAYAN YAPILAR KAÇAKTIR


Yıkımı gerçekleşen tesislerin kaçak yapı olduğunu kaydeden Kerimoğlu, şöyle devam etti:


"Büyükşehir Belediyesince de inşaat ruhsat onayı bulunmayan yapılar kaçaktır. Daha önce mahkeme kararları ile mühürlemesi yapılan bu işletmeler mühür fekki yapılarak tüm uyarılarımıza rağmen belediyemiz çalışanı kamu görevlileri de darp edilerek yasal olmayan faaliyetlerine devam etmiştir. Son günlerde hakkımızda çıkan ve bu konularla ilgili şahsım ile belediye çalışanlarımızla ilgili mesnetsiz iddialar ortaya atılmıştır. Bununla ilgili her türlü yasal hakkımızı arayacağız. Bu konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduk. İmar kanunu çok açık. İmar kanununun 32.maddesi gereğince, bir bölgede belediye yetkililerinin bir kaçakla ilgili tespiti varsa bununla ilgili gerekli uygulanmayı yapmak zaten yasal görevidir. Yapılan uygulamaların tamamı hukuka uygundur. Kendilerine bu konuyla ilgili olarak 30 gün süre verilmiştir. 30 günlük süre zarfında herhangi bir düzeltme veya başvuru işlemleri olmamıştır."


YIKIM KARARI YENİ DEĞİL


Söz konusu yıkım kararının yeni olmadığını, 3 yıl önce verildiğini kaydeden Bülent Kerimoğlu, "Ayrıca, konu sanki bir kaç günün konusuymuş gibi değerlendiriliyor. Bu tamamen yanlış. Ben Bakırköy Belediye Başkanı olarak 2014 yılında göreve geldiğim günden beri bu konuyla ilgili yasal zeminde olabilmesi, kaçak yapıların yasal yapı haline dönüştürülmesi, işletmelerin ruhsat alması konusunda mücadele ediyorum. Kendileriyle hukuk nezdinde yaptığımız mücadelede 3 yıldır atılamamış adımların sonucunda bu yıkım faaliyeti gerçekleşmiş bulunmakta" ifadelerini kullandı.


Görüntü Dökümü:


---------


-Kerimoğlu'nun açıklamalarından görüntü


-Detaylar

Haber Yayın Tarihi: 07.11.2017 04:06 Kaynak: DHA



Elon Musk, yeni oyuncağı Cybertruck ile sokaklarda görüntülendi
Genç polis, "Vuramazsın, sıkamazsın" diyen eşi tarafından öldürüldü Konya'daki fuhuş operasyonunun detayları ortaya çıktı: Kadınları borçlandırıp kendilerine çalıştırdılar