Dha yurt bülteni - 2 - Son Dakika

Dha yurt bülteni - 2

4 ay önce

Kırklareli'de mezarlıkta gömülü 7 aylık bebek cesedi bulundu Kırklareli'de, cinsel istismara uğrayarak hamile kalan ve evde doğum yapan 14 yaşındaki çocuğa ait 7 aylık bebek, mezarlıkta poşet içinde gömülü bulundu.

Dha yurt bülteni - 2, System.String[]


Kırklareli'de mezarlıkta gömülü 7 aylık bebek cesedi bulundu

Kırklareli'de, cinsel istismara uğrayarak hamile kalan ve  evde doğum yapan 14 yaşındaki çocuğa ait 7 aylık bebek, mezarlıkta poşet içinde gömülü bulundu. Olayla ilgili doğum yapan çocuğun annesi A.D. ve cinsel istismar şüphelisi A.C. (18) ile birlikte 6 şüpheli gözaltına alındı.
Kırklareli İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kent mezarlığında bir kız çocuğunun cinsel istismar sonucu hamile kalıp, evde doğurduğu 7 aylık kız bebeğin kent mezarlığına gömüldü ihbarını aldı. İhbar üzerine çalışma başlatan ekipler, cinsel istismara uğradığı iddia edilen kızın annesi A.D.'yi gözaltına aldı. A.D. ifadesinde kızının A.C. tarafından cinsel istismara uğrayıp hamile kaldığını ileri sürdü. Hamile kalan kızının evde doğum yaptığını belirten A.D., suçsuz olduğunu iddia ederek, "Ölü bebek kız. Bana böyle anlattılar. Benim bir suçum yok. Benim tek suçum gizlemekti. Bana çok bağırdılar, çok korkuttular" dedi. Polis, kent mezarlığında yaptığı aramada bez parçalarına sarılmış, poşet içinde 7 aylık olduğu tespit edilen kız bebeğinin cesedini buldu.
Savcının mezarlıktaki incelemesinin ardından bebeğin cesedi, otopsi için Kırklareli Devlet Hastanesi morguna götürüldü. Olayla ilgili anne A.D. ile kıza cinsel istismarda bulunup hamile bıraktığı iddia edilen A.C. ile birlikte 6 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki sorgusu sürüyor.

GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR

Haber-Kamera: Ali Can ZERAY/KIRKLARELİ, -

=====================

Otomobilin bagaj kapağı üzerinde şaşırtan yolculuk

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde 2 kişi, otomobilin içi dolunca yolculuğu aracın bagaj kapağı üzerinde yaptı. Şaşkınlık yaratan olayı görenlerin yüreği ağızlarına geldi. O anlar, çevredeki iş yerlerinin güvenlik kameralarınca kaydedildi.
Turgutlu'da geçen 18 Eylül Çarşamba günü saat 22.00 sıralarında trafikte yaşanan ilginç olay, şaşkınlık yarattı, tepki çekti. İstiklal Mahallesi Yalova Sokak'tan geçen, sürücüsü tespit edilemeyen, içi de insan dolu olan otomobilin bagaj kapağı üstünde 2 gencin yolculuk yaptığı görüldü. Vatandaşların endişeli bakışlarına aldırmayan 2 genç, rahat tavırlarla dikkat çekti. Çevredeki işyerlerinin güvenlik kameraları, bagaj kapağı üstündeki bu tehlikeli yolculuğu görüntüledi.

Görüntü Dökümü
----------
Otomobilin içine sığmayan iki gencin bagaj kapağı üzerinde yolculuğu güvenlik kamerasına yansıdı

Haber- Kamera: Doğan ÇİZMECİ/ TURGUTLU (Manisa),

=====================

Yenge ve görümce, ekmeklerini denizden çıkartıyor

Muğla'nın Fethiye ilçesinin dünyaca ünlü turistlik mahallesi Göcek'te, Rabia Gökbelen (25) ve yengesi Dilek Gökbelen (35), fiber tekne ile denize açılarak, teknelerdeki yerli ve yabancı turistlere çanta, elbise ve pareo satarak aile ekonomilerine katkı sağlıyor. Üniversite mezunu olan ve iş bulamamaktan dert yakınan Rabia Gökbelen, 4 metrelik tekneyi kendisi kullanıyor.
Antalya'da yaşayan evli ve 2 çocuk annesi Dilek Gökbelen ve görümcesi Rabia Gökbelen'in azmi takdir topluyor. Antalya'nın Demre ilçesinde kışın seracılık yapan yenge ve görümce, yaz aylarında ise Fethiye'nin Göcek mahallesinde kiraladıkları evde yaşıyor. İkili, binbir emekle kışın çiftçilikteki işlerden boşta kaldıkları zamanda diktikleri çanta, elbise ve pareoları, Göcek'te kendilerine ait fiber tekneyle denize açılarak, lüks yatlara ve günübirlik tur teknelerine yanaşıp, yerli ve yabancı turistlere 50 ile 120 lira arasında değişen fiyatlarla satıyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü mezunu olan ve iş bulamadığı için kendi imkanlarıyla ayakta durmaya çalışan Rabia Gökbelen, kullandığı tekneyle de usta kaptanlara taş çıkartıyor.
'EVLATLARIMIN YOKLUK GÖRMESİNİ İSTEMİYORUM'
Dilek Gökbelen, kadınların işinin denizde daha zor olduğunu belirtip, "Benim için hayat hep bir mücadeleydi. Ortaokul mezunuyum. Çocukluğum zor geçti. Ailem varlıklı değil. Okula gittiğim zamanlarda bile yazları çalışırdım. Durumumuz iyi olsaydı eğitimimi tamamlardım. Kızım ve oğlum okusun diye mücadele ediyorum. Eşim ise Antalya Demre'de seracılık yapıyor. Çocuklarla birlikte yazın ara sıra yanıma geliyorlar. Eskiden narenciye vardı, şimdi herkes seracılığa döndü. Günümüz şartlarına ve hayata ayak uydurmak istiyorum. Teknoloji sayesinde herkes her şeyden haberdar. Evlatlarımın yokluk görmesini istemiyorum. Fazlasında gözümüz yok. Normal düzenimizi sürdürelim yeter. Bunun için çok çalışmamız gerekiyor. Biz kendi ürünlerimizi yapıyoruz. Teknelere yanaşıyor, ürünlerimizi gösteriyor, satış yapıyoruz. Kadınlardan çok destek görüyorum. Yaptığım işi seviyorum" dedi.
Rabia Gökbelen de işini severek yaptığını söyledi.

Görüntü Dökümü
----------
-Dilek Gökbelen ve Rabia Gökbelen'in ürünlerini tekneye yerleştirmesi
-Dilek Gökbelen ve Rabia Gökbel'in ürünlerini satmak için fiber tekneyle denize açılması
-Rabia Gökbelen ile röp.
-Dilek Gökbelen ile röp.
-Genel ve detay görüntüler

Haber: Cavit AKGÜN - Kamera: Aykut KURT/ FETHİYE (Muğla),

===================

Baba ve oğlu ilçede bıyıklarıyla tanınıyor

Amasya'da yaşayan Sezai Cingöz'ün (56) 75 santimetre, oğlu Harun Cingöz'ün (36) ise 50 santimetre uzunluğunda olan bıyıkları ilgi görüyor. İlçede 'Büyük' ve 'Küçük Pala' lakaplarıyla tanınan baba oğlu ilk kez görenler şaşkınlığını gizleyemiyor.
Amasya'nın Taşova ilçesinde yaşayan 4 çocuk babası Sezai Cingöz, 17 yıl önce ilçe kaymakamının gidişine üzülerek bıyıklarını kesmeme kararı aldı. Cingöz'ün aradan geçen sürede bıyıkları 130 santimetre uzadı. 3 yıl önce kısalttığı bıyıkları yeniden uzayan ve 75 santimetreyi ulaşan Cingöz'ün oğlu Harun Cingöz de 1 yıl önce babası gibi bıyık bırakmaya başladı. Harun Cingöz'ün de bıyıkları 50 santimetreye kadar ulaştı. Bıyıklarına özenle bakan baba ve oğlu her gün fön çekiyor, şampuanla yıkıyor.  İlçede 'Büyük Pala' ve 'Küçük Pala' lakabıyla tanınan baba ve oğlu sokaklarda ilgi görüyor.
17 yıl önce ilçede görev yapan kaymakamın tayin olup gidişine üzülerek bıyıklarını kesmeme kararı aldığını anlatan Sezai Cingöz, "Kaymakam'a 'Sen gidersen daha bıyıklarımı kesmeyeceğim' dedim. O gün bu gündür bıyıklarımı kesmiyorum. Bir ara çok uzadılar 130 santimetreye kadar boyu çıktı. O zaman biraz kısalttım. Şuanda Taşova'da beni bıyığımla tanıyorlar. Bana burada herkes 'Pala' der. Vatandaşla içli dışlı bu şekilde özleştik. Biraz kısalttım ama bundan sonra kesmeyeceğim tekrar uzatacağım. Büyük oğlumda baba yadigarı diyerek bıyıklarını uzattı. İnşallah bıyık konusunda neslimi büyük oğlum sürdürecekö dedi.
Cingöz yurt dışı seyahati sırasında birçok kişinin kendisini durdurup fotoğraf çekindiğini söyleyerek "İlk defa görenler şaşırıyorlar. 'Nasıl bakıyorsun, zor olmuyor mu' diyenler oluyor. Hanımla aran iyi olduktan sonra bu bıyıklara bakılmayacak bir şey yok. Hanım bu bıyıklara hizmet ediyor sabah akşam fön çekiyor. Allah ondan razı olsun. Sabah akşam bıyığımı şampuanla yıkıyorum öyle olmazsa zaten temiz kalmazö şeklinde konuştu.
Harun Cingöz ise çocukluğundan bu yana babasının bıyıklarının dikkatini çektiğini söyleyerek "Ben baba ata yadigarı olarak gördüm o yüzden karar verip bıyık uzatmaya başladım. Nasipse Allah ömür verirse gittiği yere kadar bıyıklarımı uzatacağım. Eşim ilk etapta karşı çıktı 'Yakışmıyor' dedi ama sonra oda alıştı. Bıyıklarımın bakımı biraz zor oluyor. Sık sık yıkıyorum fön çekiyorum, sprey ile şekillendiriyoruz. Bazen babamla beni karıştıranlar oluyor. Bana da 'Küçük Pala' diyorlar. Bende evlatlarımdan bıyıklarını uzatmalarını isteyeceğimö diye konuştu.

Görüntü Dökümü
------------
-Sezai ve Harun Cingöz'den detay
-Bıyıklarının boyunu ölçmeleri
-İlçede vatandaşlarla sohbet etmeleri
-Koaföre gitmeleri
-Röportajlar

Haber-Kamera: Yaprak KOÇER-Hüseyin KALAY/TAŞOVA(Amasya),

=====================

Kırşehir'de şehir merkezi girişine Atatürk posteri asıldı  (yeniden)

Kırşehir Belediyesi, şehrin girişine ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün dev posterini astı.
Şehrin çeşitli yerlerine Ozanlar Tablosu ve Kurtuluş Savaşı kahraman kadınları tablolarını yaptıran Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, bu defa da Şehirlerarası Otobüs Terminali'nin girişine Mustafa Kemal Atatürk posterini astırdı. İzmirli ressam Turgut Kahraman tarafından yapıldığı öğrenilen Atatürk posteri sosyal medyada yoğun ilgi gördü. Atatürk posterini ilk gördüğü andan itibaren farklı bir duyguya kapıldığını belirten Kırşehirli Gökhan Bedir, "Atatürk posterini ilk görünce tüylerim diken diken oldu. Çok güzel olmuş" dedi.

Görüntü Dökümü
------------
-Atatürk posterinden detay görüntüler

HABER: Abdurrahman DULKADİR/KIRŞEHİR,

=====================

İki bin 667 metre rakımdaki köyde gravyer ve kaşar üretimi

Kars merkeze bağlı Boğatepe köyünde, meşhur gravyer ve kaşar peyniri üretimi sona erdi. İki bin 667 metre rakımdaki Boğatepe köyünde, mayıs ayıyla birlikte başlayan ve eylül sonu itibariyle üretimi tamamlanan peynirler dinlenmek üzere depolara kaldırıldı.
Kars'a 50 kilometre uzaklıkta 2 bin 667 metre rakımdaki Boğatepe köyündeki mandıralarda, mayıs ayıyla birlikte gravyer ve kaşar üretimi başladı. Köyün yaylasında beslenen büyükbaş hayvanlardan elde edilen sütler, yaz boyunca gravyer ve kaşar peynirine dönüştürüldü. Mandıralarda üretilen peynirler depolara kaldırılırken, yeni üretimler için çalışmalar hızlandı. Köydeki mandıralar, eylül ayı ile birlikte üretime son verdi. Daha önce üretimi yapılarak depolarda dinlendirilen peynirler satış için raflara kaldırılırken, yeni üretilen peynirler ise kalıplara konularak depolara konuldu.
Mevsimin son üretimi Haydar Koluçu'ya ait mandırada yapıldı. Çalışanların büyük bir titizlikle ürettiği peynirler kalıplara yerleştirildi. Yeni üretilen peynirler dinlenmek üzere depolardaki yerini aldı. Haydar Koçulu, "Kaşarın orijinal olmasının sebebi, merada yayılan hayvanların sütünden yapılmasıdır. Bol aromalı bitkilerden yiyen hayvanların, sağlıklı ve temiz ortamda beslenen hayvanlardan alınan sütün tadı peynire ayrı bir lezzet katmaktadır. Kaşar peynirini kurallarına uygun yaptığın sürece beğenilmemesi mümkün değildir. Gravyerde de en fazla sütün ekşi olmamasına dikkat edilmelidir. Temizliğine ve sütün inekten sağıldıktan sonra en kısa sürede kazana girmesine dikkat edilmelidir" dedi.
KÖYDE EKO MÜZE
Gravyer peyniri üretiminde öne çıkan Boğatepe köyünde 1880 yılında yapılan, fakat uzun süre kullanılmayan mandıra, Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği öncülüğünde köylülerce restore edilip müzeye dönüştürüldü. Peynir üretiminde kullanılan çok sayıda malzeme, bu eko müzede yer alıyor. Kaşar kapları, ibreli teraziler, maya fıçısı, tuz kalıpları, levhalar ve daha birçok malzeme günümüze kadar taşınabilmiş. Kültürel mirasın tanıtılması ve yaşatılmasının hedeflendiği peynir müzesi, 2011'den bu yana aktif kullanılıyor.

Görüntü Dökümü
------------
-Mandra dış detay
-Kaşar eritimi detayları
-Kalıplara basılması
-Kalp kalıpları
-Gravyer peynirleri
-Eko Müze'den genel ve detaylar
-Haydar Koçulu'nun konuşması

Haber-Kamera: Bedir ALTUNOK/ KARS,

=========================

Yangından etkilenmeyen bağlarda üzüm hasadı devam ediyor

İzmir'in Menderes ilçesinde, büyük bir alana zarar veren orman yangınının yaraları sarılmaya çalışılırken, alevlerden etkilenmeyen bağlarda üzüm hasadı yapılıyor. Çok özel üretim teknikleriyle geleneksel biçimde üretilen Efemçukuru üzümünün, birkaç yıl içerisinde kooperatif aracılığıyla dünyaya açılmasına hazırlanılıyor.
İzmir'de, Karabağlar'a bağlı kırsal Tırazlı Mahallesi yakınlarında, geçen 18 Ağustos'ta çıkan ve şiddetli rüzgarın etkisiyle hızla yayılıp, Menderes ile Seferihisar ilçelerinin kırsal mahallelerine kadar ulaşan orman yangını, büyük bir alanı kül etti. Yangın ormanın yanı sıra tarım arazilerine, üzüm bağlarına ve meyve bahçelerine de zarar verdi. Yangından zarar gören Menderes'in kırsal Efemçukuru Mahallesi'nde de yaralar sarılmaya çalışılıyor. Şiddetli rüzgarın etkisiyle hızla ilerleyen yangında bahçelerini kaybeden üreticiler, bir yandan zararlarının karşılanmasını beklerken diğer yandan ateşin ulaşmadığı bağlarda ise üzüm hasadına devam ediyor.
Efemçukuru'ndaki yaklaşık 7 bin dönüm arazide, 2 bin ton sofralık üzüm yetiştirildiğini söyleyen Efemçukuru Mahallesi Muhtarı Kazım Karakuş, üzümün kalitesinden memnun olduklarını dile getirdi. Eğimli arazilerde geleneksel üretim yapıldığını anlatan Karakuş, "Arazilerimize traktör dahi girmiyor. Üzümlerimiz Efemçukuru'ndan İstanbul hallerine gider. Bu ürünün çubuğu bize Fransa ve İtalya'dan geldi. Oradaki yöneticiler mahsullerimizi alınca bize teşekkür yazısı yazdı. 'Bu zor şartlarda bizim genimizi bu kadar geliştirerek kaliteli üzüm üretmişsiniz' diye bize teşekkür ettiler" dedi.
EFEMÇUKURU'NDA 67 HANE ZARAR GÖRDÜ
Üreticinin fiyatlardan memnun olduğunu aktaran Karakuş, üzümün toptan fiyatının 4 lira seviyesinde olduğunu dile getirdi. Efemçukuru üzümünün İstanbul'dan Türkiye geneline pazarlandığını belirten muhtar Karakuş, ihracatın başlaması için de çalıştıklarını vurguladı. Karakuş yangın nedeniyle zarar gören üreticiler için hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini belirterek şöyle konuştu:
"Köylümüzün genel geliri bağcılık. Altın madeninde çalışan gençlerimiz de var. Üzümümüzü kooperatif aracılığıyla yurt dışına da göndermek istiyoruz. Bunun için alt yapı hazırlıklarına başladık. Yaşadığımız yangın İzmir için felaket oldu. Hiç ormanımız kalmadı sayılır, ciğerlerimiz yandı. 67 hanemiz zarar gördü. İl ve ilçe tarım müdürlükleri aracılığıyla hasar tespitleri yapılıyor. Biz devletten zararlarımızın giderilmesini bekliyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi de araç, gereç ve fidan desteği veriyor. Kim elimizden tutarsa üreticilerimiz adına teşekkür ederiz."
YANGINLA MÜCADELEDE BEKÇİ GÖREVİ
Efemçukuru üzümünün tamamen organik olduğunu kaydeden Menderes Ziraat Odası Başkanı Kadir Telli de yeni pazarlar aradıklarını söyleyerek, "Üzümümüz Türkiye genelinde bir numaradır. Üzümün lezzeti topraktan, havadan gelir, ekosisteme bağlıdır. Tüketiciler hiçbir şüphe olmadan yiyebilir. Toplanan üzümler paketlenip İstanbul'a gider. Üzümün yurt dışına da satılmasını, daha güzel pazarlar bulmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Orman yangını nedeniyle Efemçukuru, Çatalca, Yeniköy ve Kuyucak'ta 200'den fazla üreticinin mağdur olduğunu anlatan Telli, şunları söyledi:
"Bölgemizde orman yangınları oluyor. 11 Kasım'da Türkiye genelinde ağaç dikim çalışması yapılacak. Ama mağdur olan zeytin, üzüm ve armut üreticisi çiftçiler için destek bekliyoruz. Evlerde de hasar tespiti yapıldı. Gelecek sonucu bekliyoruz. Orman yangınlarıyla mücadele için orman sahalarına köylülerden bekçi yerleştirilmesini talep ediyoruz. Burada yaşayan köylüler çevreyi tanıyor. Onlar görevlendirilirse orman yangınları önlenir. Köylümüzün elinde bir telsiz olur, sahayı bildiği için erken müdahale sağlanır."
KADINLAR ÜZÜM KESİYORLAR
Efemçukuru'nda hasada katılan köylü kadınlar ise ellerinin çizilip yaralanmasına aldırmadan üzüm kesiyor. Köylülerden Fatma Arslan (43), "Saat 06.30'da geldik, 12.00'ye kadar çalışıyoruz. Çocuklarımızı bırakıp hasada katılıyoruz. Yevmiye usulü çalışıyor, evin geçimine katkı sağlıyoruz. Hasat 1 ya da 1.5 ay sürüyor. Üzümümüzün lezzetine diyecek yok. İşimizi severek yapıyoruz" dedi. Güler Güleç (60) ise, "Ben Çiğli'den geliyorum. Damadımın yanına Bahçecik'e geldim. Yangından önceden beri buradayım. Bazı bağlar yandı ama sağlam yerlerde işçi lazımdı. Ben de dayanamadım hasada katıldım. İşin zorluğu da var. Elimizi kesiyoruz. Dikiş atıldığı oluyor. Ama devam ediyoruz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
-----------
-Kadınların üzüm kesmesinden görüntü,
-Üzümlerin kasalanıp kamyona taşınmasından görüntü,
-Efemçukuru Mahalle Muhtarı Kazım Karakuş ile röp,
-Menderes Ziraat Odası Başkanı Kadir Telli ile röp,
-Köylülerle röp,
-Anons.

Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,

==============================


Haber Yayın Tarihi: 02.10.2019 09:35 Kaynak: DHA



Son Dakika

Karın ağrısı şikayetiyle geldiği hastanede iç organlarının ters yerde olduğunu öğrendi
Emekliler yeni promosyon ödemelerini 1 Mart itibariyle alacak Didem Soydan'dan "Seninle cinsel ilişkiye girmeden ölmek istemiyorum" diyen takipçisine cevap

Son Dakika Haberleri