DHA YURT BÜLTENİ-3 - Son Dakika

DHA YURT BÜLTENİ-3

2 ay önce

Kıskandığı için döven erkek arkadaşından şikayetçi olmadıBursa'da, sokak ortasında yaşanan dayak olayından sonra harekete geçen polis, dövülen 17 yaşındaki N.D. ile saldırgan İsmet T.'ye ulaştı.

DHA YURT BÜLTENİ-3, System.String[]

Kıskandığı için döven erkek arkadaşından şikayetçi olmadı

Bursa'da, sokak ortasında yaşanan dayak olayından sonra harekete geçen polis, dövülen 17 yaşındaki N.D. ile saldırgan İsmet T.'ye ulaştı. Genç kızın 1 yıldır erkek arkadaşı olan İsmet T., gözaltına alınırken, N.D., "Yürürken bir erkeğe baktım. Kıskandı ve şiddet uyguladı. Şikayetçi değilim" dedi. İsmet T., serbest bırakıldı.

Türkiye, Ordu'da öldürülen Ceren Özdemir'e ağlarken, kadına şiddet bitmek bilmiyor. Son olarak, Bursa'da bir genç kızın sokak ortasında uğradığı şiddet olayının ayrıntılarına DHA ulaştı.

Yıldırım Anadolu Mahallesi'ndeki bir ambalaj firmasının sahibi Ö.D., perşembe sabahı, iş yerine gireceği sırada yerde kan izleri olduğunu fark etti. Hemen güvenlik kameralarını izledi. Genç bir kızın, bir erkek tarafından sokak ortasında dövüldüğünü gören Ö.D., polise bildirdi. Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri de adrese giderek çalışma başlattı.

Görüntüde, genç bir erkeğin, bir genç kızı tokatlayıp, dizi ile karnına vurduğu tespit edildi. Bölgede araştırma yapan polis, şiddet mağduru genç kızın N.D. olduğunu belirledi. Yakın bir bölgede bulunan N.D., evine götürülerek, ailesine teslim edildi.

BABA ŞİKAYETÇİ OLDU

Baba Osman D. ise yaşananları bilmediği için bir şikayetçi olmadığını söyledi. Ancak bir gün sonra güvenlik kamera görüntüleri sosyal medyada paylaşıldı. Büyük infiale neden olan görüntülerin haberlere de konu olması üzerine baba, kızının yaşadığı şiddet olayını gördü. Bunun üzerine de şikayetçi oldu.

'KISKANDIĞI İÇİN VURDU. ŞİKAYETÇİ DEĞİLİM'

Çocuk Şube Müdürlüğü'ne götürülerek ifadesine başvurulan N.D. kendisini döven kişinin bir yıldır görüştüğü İsmet T. (24) olduğunu söyledi. Polis, İsmet T.'yi evinde gözaltına aldı. Ancak N.D. ifadesinde, "İsmet ile Vişne Caddesi üzerinde yürüyorduk. Bu sırada yanımızdan bir erkek geçince baktım. Bunun üzerine İsmet, 'Adama neden bakıyorsun?' diyerek, beni kıskandığı için vurmaya başladı. Daha sonra da dizleriyle karnıma vurdu. İsmet T., benim 1 yıllık erkek arkadaşım. Bir anlık sinirlenmesi ve kıskanması nedeniyle bana vurdu. Davacı ve şikayetçi değilim" dedi.

İsmet T., sorgusunun ardından, genç kızın da şikayetçi olmaması üzerine savcılık talimatıyla serbest bırakıldı. İsmet T.'nin uyuşturucu suçundan  poliste kaydı olduğu belirtildi.

ARŞİV GÖRÜNTÜLERLE

Müslim SARIYAR/BURSA,

==============================

Adanalıların yeni gözdesi 'açma kebap'

Adana'da 800 gram kaburga etinin zırhla çekilip, şişlerin üzerine genişçe açılarak pişirilen 'açma kebabı' yoğun ilgi görüyor.

Adana'nın merkez Yüreğir ilçesindeki bir restoranın sahibi Yaşar Aydın, erkek kuzu etinin kaburgasından çıkarılan eti 'zırh' diye tabir edilen büyük bıçakla çekip, içinin daha iyi pişmesi için mangala dizdiği şişlerin üzerine açarak 'açma kebap' yaptı. Aydın, porsiyonu 25 lira olan açma kebaptan müşterilerine günde yaklaşık minimum 400-500 porsiyon satıyor. 6 kişilik olarak servis edilen açma kebabı 150 liradan müşterilere sunuluyor.

'AÇMA KEBABI ADANA SINIRLARINI AŞACAK'

Kentin önde gelen lezzetlerinden Adana kebabına getirdiği yeni yorumun ilgiyle karşılandığını belirten Aydın, özellikle Adana dışından gelen yerli ve yabancı turistlerin, açma kebabını çok beğendiğini söyledi. Daha önce kendine has tarzıyla yaptığı boru kebabının kent sınırlarını aştığını ve açma kebabın da benzer tepkiyle karşılaşacağını ifade eden Aydın, "Bu lezzetin sırrı etin erkek kuzudan alınması ve zırh ile çekilmesi. İçinin daha iyi pişmesi için açma kıyma yapıyoruz. Böylece daha lezzetli oluyor. Şehir dışından gelen insanlar çok beğeniyorlar" diye konuştu.

ŞEHİR DIŞINDAN GELENLER BEĞENİYOR

Ankara'dan gelen ve açma kebap yiyen Gül Yeter ise "Çok lezzetliydi, çok beğendik. Salatalar, sunum çok güzeldi. Daha önce açma kebabı duymamıştım. Adana'da ünlüymüş. Biz de gelip yedik ve çok beğendik" dedi.

Osmaniye'den gelen Recep Akyol ise açma kebabın namını çok duyduklarını ve denemek için kente geldiklerini kaydetti.

Görüntü Dökümü

--------------------------

Kebabın hazırlanması

Kebabın pişirilmesi

Kebabın müşteriye sunumu

Restoranın sahibi Yaşar Aydın ile röp

Müşteri ile röp

Haber: -Kamera: Ruşan Anıl Atar- Can ÇELİK/ADANA,

==============================

Kartalkaya yeni sezona hazır

Bolu Kartalkaya kayak merkezinde bulunan oteller 13-18 Aralık tarihlerinde arasında sezonu açacak. Yapılan çalışmalarla pistlerde kar kalınlığı 50 santime ulaştı.

Bolu'da 2 bin 200 rakımlı Köroğlu Dağları'nın zirvesinde yer alan Kartalkaya'da bulunan oteller yeni sezon için hazır. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan Kartalkaya'da 2 bin yatak kapasitesi bulunan 5 otel, toplam uzunluğu 70 kilometreyi bulan 25 pistte yenileme ve bakım çalışmalarını tamamladı. Bazı oteller yatak kapasitesini artırırken, bazıları da otellerin iç donanımını yeniledi. Pistlerde bulunan otomatik sistemli telesiyejlerin de bakım ve onarımları yapıldı. Kartalkaya'da bulunan otellerde sezon 13 Aralık ve 18 Aralık tarihleri arasında açılacak. Bazı oteller rezervasyonlarını 13 Aralık'tan itibaren alırken, bazıları da 18 Aralık'ı bekliyor.

Kartalkaya'da kar makinelerinin takviyesiyle kar kalınlığı 50 santimetreye ulaştı. Sezonun başlamasıyla birlikte beklenen kar yağışlarıyla kar kalınlığının daha da artması bekleniyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Otellerden görüntü

Pistlerden görüntü

Telesiyejlerden görüntü

HABER-KAMERA: Murat KÜÇÜK/BOLU,

=============================

Üniversite öğrencilerine 'hamsi'li motivasyon

Sinop Üniversitesi'nde moral ve motivasyon sağlamak amacıyla düzenlenen hamsi şenliğinde, öğrencilere hamsi ikram edildi. Öğrencilerin eğlenip moral depoladığı etkinlikte, ızgaralarda pişirilen 1 ton hamsi kısa sürede tüketildi.

Sinop Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Yerleşkesi'nde 6'ıncı Hamsi Şenliği düzenlendi. Etkinliğe,  Sinop Vali Yardımcısı Abdullah Şahin, Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Dalgın, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Yoğun ilgi gösterilen şenliğe katılanlara, ızgaralarda pişirilen 1 ton hamsi ile ekmek, soğan ve helva ikram edildi. 3 saat süren etkinlik boyunca öğrenciler, müzik eşliğinde horon ve halay oynayarak gönüllerince eğlendi.

Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Dalgın, balık kenti Sinop'ta hamsi şenliğiyle bir araya gelmekten mutluluk duyduklarını söyleyerek, "Geleneksel hale getirdiğimiz hamsi festivalinin 6'ıncsını yapıyoruz. 1 ton kadar hamsiyi öğrencilerimize ikram ettik. Finaller öncesinde öğrencilerimizi stres atmalarını sağlıyoruz ve ilçelerden gelen ve merkezdeki öğrencilerin bir araya gelerek hem tanışma faslı oluyor, dayanışma güç birliği oluyor.  Öğrenciler eğlenip, kardeşliklerini pekiştiriyorlar" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Sinop Üniversitesi Hamsi Şenliği detay

-Hamsi ızgaraları detay

-Rektör Nihat Dalgın açıklamaları

-Öğrencilerden şenlik hakkında kısa açıklamalar

-Şenlikten detaylar

Haber-Kamera: Esra AKSU-SİNOP-DHA

==============================

Fotoğraf tutkunları beyaza bürünen kayısı bahçelerine akın etti

Malatya'ya mevsimin ilk karının yağmasıyla birlikte, fotoğraf tutkunları kayısı bahçelerine akın etti. Beyaza bürünen kentte doyumsuz manzaralar ortaya çıkarken, havadan görüntülenen Levent Vadisi ise eşsiz güzelliğiyle hayran bıraktı.

Malatya'ya kar yağışı hayatı olumsuz etkilerken, fotoğraf tutkunları bu durumu fırsat bilerek beyaza bürünen kayısı bahçelerine akın etti. Kentin yüksek kesimlerinde, kar yağışı ile birlikte, eşine az rastlanan manzaralar ortaya çıktı. Gençler kilometrelerce yolu aşıp kayısı bahçelerinde fotoğraf çektirdi. Fotoğrafçılar kayısı bahçelerinde en güzel kareyi yakalamak için saatlerce uğraş verdi.

HAVADAN GÖRÜNTÜLENDİ

Akçadağ ilçesindeki Levent Vadisi ve karla kaplanan kayısı bahçeleri ise drone ile havadan görüntülendi. Beyaza bürünen kayısı bahçeleri ve Levent Vadisi'nin aynı kadraja girdiği görüntülerde eşsiz manzara gözler önüne serildi.

Fotoğrafçı Yusuf Karaoğul, Malatya'da çok güzel bir havanın olduğunu belirterek, "Malatya'da mevsimin ilk karı yağdı. Bu kar heyecanını çiftlerimizle birlikte yaşadık, fotoğrafladık. Çok güzel fotoğraflar çıktı. Her mevsimin ayrı güzelliği var ama şu kar tanelerini çiftlerle birlikte o ambiyansı çektiğimizde tam anlamıyla doyumsuz bir hava var. Gerçekten bizim için de güzel bir çekim oldu" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------------

Bahçelerin havadan drone görüntüsü

Kar yağışı

Fotoğraf çekinmeleri

Yusuf Karaoğul röp.

Fotoğraf çekinenler röp.

Kar yağan köy manzaraları

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Taha AYHAN-MALATYA-DHA

==============================

Beyşehir Gölünde derinlik 26 metreden 6 metreye düştü

Konya'da Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır, daha önce 26 metreye kadar derinliği bulunan Beyşehir Gölü'nün şu an 6 metre civarında olduğunu söyledi. Bunun yanlış balık üretimi politikasından kaynaklandığını ifade eden Bayındır, "Yanlış balık politikası gölü etkiledi. Et yiyen balık türü çoğaltıldı ve onlar ot yiyen balıkları yedi. Böylelikle gölün dibinde otlar oluştu. Dağlardan inen malzemeler, alüvyonlar gölün dibinde dolgu yarattı. Yıllar önce 26 metre kadar derinliği bulunan gölde şu an 6 metre civarında derinlik var." dedi.

Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü'nde su seviyesi azalıyor. Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır, göldeki suyun azalmasının nedeninin; yanlış balık politikası, gölü besleyen sulardan göletler yapılması ve gölün tarımsal sulamada kullanılması olduğunu belirtti.

'YANLIŞ BALIK ÜRETİMİ POLİTİKASI'

Yanlış balık üretimi politikasının gölün tabanında otlanmaya ve derinliğinin azalmasına neden olduğunu ifade eden Belediye Başkanı Bayındır, şunları söyledi: "Yanlış balık politikası gölü etkiledi. Et yiyen balık türü çoğaltıldı ve onlar ot yiyen balıkları yedi. Böylelikle gölün dibinde otlar oluştu. Örneğin, gölde 5 metre derinlik varsa, 3 metre boyun da bir otlanma oldu. Dağlardan inen malzemeler, alüvyonlar, gölün dibindeki otlar nedeniyle dolgu yarattı. Alüvyon dolgular oluştu. Daha önce 26 metre derinliği olan Beyşehir Gölü'nün derin kenarı Toros'un dibi, şimdi gidip baktığınız zaman yaklaşık 5-6 metrelere düştü. Bir çay bardağı düşünün; yarısına kadar çay, üstü boş. Bardağın içine şeker attığınızda tam dolu bir bardak haline gelir. Hadise bu, yapılan budur. "

'PET ŞİŞE SUYLA AYAKLARIMIZI YIKIYORUZ'

Gölün tarımsal sulamada da kullanıldığını hatırlatan Bayındır, "Beyşehir Gölü, elbette ülke ekonomisine katkı yapan tarım sulaması için kullanılsın; ama benim hep söylediğim bir şey var. Biz pet şişe suyla ayaklarımızı yıkıyoruz. Bu suyu yazık etmememiz lazım. İçilebilir niteliği ve özelliği olan dünya da 10 gölden biridir. Burası kaynak suyudur, yeraltı düdenleriyle beslenir. Dağlardan gelen kar erimesiyle oluşan derelerle beslenir. Beyşehir Gölü, kendi için de devreden bir göldür." diye konuştu.

'GÖLÜ YAŞATALIM'

Bayındır, gölün yaşatılması için önlem alınması gerektiğini ve bunun sadece belediye imkanlarıyla olmayacağını belirtti. Devlet, üniversite ve belediye işbirliği içinde çalışmalar yapılması gerektiğini ifade eden Bayındır, sözlerini şöyle sürdürdü: "Beyşehir Gölü, bir Aral Gölü olmasın. Gölünün tabanının 26 metre olduğunu gören bir kişiyim; ama şu an bu derinliğin 20 metresi otlar nedeniyle alüvyonlarla dolmuş. Gölün tabanı için alt incelemelerin yapılması, tabanına dalınarak tespitlerin yapılması açısından devletten bu gölün tepeden tırnağa incelenmesini arzu ediyoruz. Bunlar yapılmadı mı? Yapılmıyor mu ? Elbette yapılıyor, ama bütün kurum ve kuruluşlarımızın ortak alacağı bir karar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, Tarım ve Orman Bakanlığının, bütün kurum ve üniversitelerin katılımıyla gölün mastır planının biran evvel adının konmasını istiyoruz."

Bayındır, geçmiş yıllarda gölü beslemek için farklı noktalardan derivasyonlar yaptıklarını, şimdi ise tam tersi gölü besleyen kaynaklarla küçük küçük göletler oluşturup, gölün su kaynaklarının tüketildiğini söyledi. Bayırdır, "Beyşehir Gölü, bir Aral Gölü, Akşehir ve Eber Gölü olmasın. Bu göller yok olmasın. Dedelerimiz bize bu güzelliği bıraktı, bizde torunlarımıza bırakalım." dedi.

Görüntü Dökümü

-----------------

Drone ile gölden detay

Gölden ve kayıklardan detay

Belediye Başkanı Bayındır röp.

Haber- Kamera: Muhammed SIDAL BEYŞEHİR KONYA DHA))

===============================

'Kara Şimşek', ziyaretçilere geçmişe götürdü

İzmir'de 13'üncüsü düzenlenen Travel Turkey İzmir Fuarı kapsamında, İzmir Klasik Otomobilciler Derneği (İZKOD) tarafından sergilenen 85 aracın arasında, 1980'li yılların 'Kara Şimşek' adlı meşhur dizideki 'Kitt' isimli otomobilin birebir kopyası dikkat çekti. O dönemlerde pazar günleri diziyi heyecanla takip ettiklerini söyleyen ziyaretçiler, çocukluk yıllarına döndü.

İZKOD, 13'üncü Travel Turkey İzmir Fuarı kapsamında 85 aracını sergiledi. 1980'li yılların meşhur dizisi 'Kara Şimşek'teki konuşabilen yapay zekalı otomobil Kitt'in Türkiye'de bulunan kopyalarından biri de fuarda yer aldı. Kırmızı ışıklarının yanıp söylemesiyle sesli konuşan otomobil, görenleri çocukluk yıllarına götürdü. 1982- 1986 yılları arasında gösterilen dizide yer alan popüler otomobil Kitt'i gören ziyaretçiler, önünde fotoğraf çekildi. Ziyaretçiler, yapay zekalı otomobil Kitt'in kopyasının orijinaliyle aynı şekilde kırmızı ışıklarını yakıp, ön kısmında bulunan kontrol mekanizmasından tuşlara basılarak komut verdi.

Araç hakkında bilgi veren İZKOD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akarsu, "Kara Şimşek'in baş aktörlerinden biri. Aracı aynı konseptte sunuyoruz. O yılların jenerasyonu, araca çok ilgi gösteriyor. Mümkün olduğunda aracın elektrikli özelliklerini açarak, araçla o günlerde televizyonda seyrettikleri gibi bütünleşmelerini sağlıyoruz. Bu araç gerçeğinin kopyası. Amerika'da ve Avrupa'da çeşitli ülkelerde üretiliyor. Türkiye'dekilerin biri İstanbul'da, diğeri derneğimize bağlı üyelerimizden Gökhan Öge'nin şahsi aracı. Aracın göğüslük tertibatı ve öndeki kaputtaki ışık, birebir dizidekiyle aynı. Her şeyi faal olarak çalışıyor. Çeşitli etkinliklerde aracı sunuyoruz" dedi.

'PAZAR GÜNLERİNİN VAZGEÇİLMEZİYDİ, GENÇLİĞİMİZE DÖNDÜK'

Kara Şimşek dizisinin çocukluğunda pazar günlerinin vazgeçilmezi olduğunu söyleyen Dila Şindel, "Otomobili görünce çocukluğuma geri döndüm, sanki gerçekmiş gibi hissettim. Burada karşılaşmak hiç aklımıza gelmezdi, çok mutlu oldum" diye anlattı.

Lise döneminde diziyi zevkle takip ettiğini belirten Figen Mertol (49) da "Bizim çocukluğumuza, gençliğimize denk gelen diziler bunlar. Bizim için önemli bir karakter olan Micheal Knight'ın arabası kahraman ve canlı bir arabaydı. Vosvos gibi farklı bir yeri var. Bizim için çok önemli, anılarımız canlandı. Fotoğrafını çekip lise arkadaşlarıma atacağım. Hala unutulmadı, insan o günleri özlüyor" dedi.

Gençliğindeki heyecanı yaşadığını aktaran Fatih Çetinsoy (50) ise "Kara Şimşek'i görünce heyecanlandım. Dizi çok ünlüydü, diziye karşı bir özlem var. Çok güzel bir araç. Buradaki kopyası da birebir dizidekiyle aynı. İnsan çok şaşırıyor görünce, izlediğimiz diziyi yaşıyormuş gibi oluyoruz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Kara Şimşek'teki otomobil Kitt'ten genel ve detay görüntüler

Otomobilin içinden görüntüler

Otomobilin fotoğrafını çeken ziyaretçilerden görüntüler

Ziyaretçilerle röp.

Sergilenen klasik otomobillerden genel görüntüler

Haber: Melis KARAKUZULU, Kamera: Mücahit BEKTAŞ/İZMİR,

=======================

Gülsin Onay, Mersinli sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattı

Mersin Devlet Opera ve Balesi'nin (MDOB) düzenlediği yeni yıl konserinde sahne alan ünlü piyano virtüözü Gülsin Onay, performansıyla sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattı.

Kültür Merkezi Opera Sahnesi'ndeki konsere, yaklaşık 600 sanatsever katıldı. 'Üstün Yetenekli Çocuklar Kanunu' kapsamında, Paris Konservatuvarı'nda müzik hayatına başlayan ve uluslararası eleştirmenler tarafından 'sıra dışı Chopin icracısı' olarak nitelendirilen Onay, Orkestra şefliğini Burak Tüzün'ün yaptığı iki bölümlük konserin ilk bölümde Ludwing Van Beethoven Piyano Konçertosu No: 4'ü MDOB Orkestrası eşliğinde piyanosu ile seslendirdi. Konserin ikinci bölümde ise Ulvi Cemal Erkin senfoni No: 1'nci de  MDOB Orkestrası seslendirdi.

3 KEZ BİS YAPTI

Konser sonunda sahneden ayrılan Gülsin Onay, salonu dolduran yüzlerce sanatseverin kendisini uzun süre alkışlaması üzerine 3 kez piyanosunun başına yeniden döndü. Daha sonra ise fuayeye çıkararak, hayranlarıyla bir araya gelen Onay, sanatseverlerle fotoğraf çektirip, son albümünü imzaladı.

Hayranlarından yoğun ilgi gören Onay, Mersin seyircisi karşısında her zaman heyecanlandığını dile getirerek, "Burada olmak gerçekten çok büyük bir mutluluk. Bu güzel şehirde bu harika orkestra ile ve harika dinleyici ile müziği paylaşmak her zaman büyük bir mutluluk oluyor. Yıllardır hep geliyorum. Bu turnemin son konseriydi. Neredeyse her gün Türkiye'nin bir şehrindeydim. Adana, İstanbul, İzmir, Eskişehir ve Mersin bu 5 ilimizde de farklı programlarla güzel konserler oldu. Hepsinin yeri aynı ama en sonuncusunun yeri hep ayrı oluyor" dedi

MDOB Orkestrasının performansını çok beğendiğini ifade eden Onay, "Opera orkestraları çok iyi eşlik ediyorlar. Hep şancılara da eşlik ettikleri için böyle bir avantaj var. Onun için çok rahat çaldım. Burak Tüzün'de çok değerli genç bir şefimiz. Programda Ulvi Cemal Erkin 1'nci senfonisi de yer aldı. Çok güzel bir programdı, nicelerinde buluşmak üzere" diye konuştu

Görüntü Dökümü

-----------------------

Kültür Merkezi'ne gelenler

Fuayeden görüntü

Gülsin Onay sahneye gelirken

Orkestradan görüntü

Gülsin Onay'ın piyano çalmasından genel ve detay

Seyirciden görüntü

Gülsin Onal, hayranları için cd imzalarken

Gülsin Onay ile röp

Haber-Kamera: Mustafa ERCAN/MERSİN,

===========================

Tandırda ekmek pişirip, ailesini geçindiriyor

Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde yaşayan Rahime Şimşek (54), eşi uzun zaman iş bulamayınca, tandırda ekmek pişirip satarak ailesinin geçimini sağlıyor. Kazandığı parayla 8'inci sınıfa giden kızının eğitim giderini de karşılayan Şimşek'in, isteği yaşadıkları toprak damlı evden kurtulmak.

Bismil ilçesine bağlı kırsal Gültepe Mahallesi'nde 2'si kız 4 çocuk annesi Rahime Şimşek, eşi Selahattin Şimşek, uzun süre iş bulamayınca kolları sıvayıp, iş girişiminde bulundu. İlk olarak mahalledeki tandırda pişirdiği ekmeği satarak işe başlayan Rahime Şimşek, komşularının yardımıyla satın aldığı ineğin sütü ve kaz ile tavuk yetiştiriciliğiyle devam etti. Mahallede ürettiği ürünleri Bismil ilçe merkezide satışa sunarak ailesinin geçimini sağlayan Şimşek, elde ettiği gelirle 8'nci sınıfta eğitim gören kızının eğitim masraflarını da karşılıyor.

TEK İSTEĞİ TOPRAK DAMLI EVİNDEN KURTULMAK

Şimşek, en büyük isteğinin yaşadıkları toprak damlı evden kurtulmak olduğu olduğunu ifade ederek, evlerinden yılanların olduğun bundan dolayı geceleri uyuyamadıklarını söyledi. Ailesinin geçimini kendisinin sağladığını belirten Şimşek, "İneğe bakıyorum, tavuklara bakıyorum, ekmek yapıyorum. Bunları satarak geçimimi sağlıyorum. Bir kızım okuyor. 8'inci sınıfa gidiyor. Buradan kazandığım parayla onu okutuyorum. Eşim işsiz. Evimiz de topraktır. Yağmur yağınca su içeriye geliyor. Yakında su kanalı yapmışlar. Küçük yılanlar geliyor içeriye. Tavanda yılan var. Kızım korkudan yatamıyor. Yazın bu yüzden dışarıda tahtada yatıyoruz ama kış geldi içeri girince korkuyoruz. Tavan hep saman olduğu için yılanlar geliyor" dedi.

Görüntü Dökümü

----------

Rahime Şimşek'in evinden drone ile çekilen detay

Şimşek'in ineğini getirmesi

Süt sağması

Tavuklarına yem vermesi

Rahime Şimşek'in konuşması

Ekmek pişirmesi

Evinin tavanını göstermesi

Genel ve detay

Haber-Kamera: Emrah Kızıl, Elif FİLİZ/DİYARBAKIR,


Haber Yayın Tarihi: 08.12.2019 10:45 Kaynak: DHA



Son Dakika

Burun ameliyatı olmaya gitti, kalbinin doğuştan delik olduğunu öğrendi
Kayınbiraderinin eşiyle ilişkisi olduğunu öne süren kayınpeder, damadını öldürdü Katar, Libya'nın doğusunda petrol üretiminin durdurulmasını şiddetle kınadı

Son Dakika Haberleri