Katledilen kadınların sessizliği boş koltuklarda yankılandı - Son Dakika

Katledilen kadınların sessizliği boş koltuklarda yankılandı

2 ay önce

Emine Bulut, Özgecan Aslan, Ceren Damar... Kadın cinayetlerinde akla gelen isimlerden sadece birkaçı. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında düzenlenen 'Kadına Şiddeti Normalleştir-ME' konferansında, koltuklarda katledilen kadınların isimleri yer aldı.

Katledilen kadınların sessizliği boş koltuklarda yankılandı, System.String[]
Emine Bulut, Özgecan Aslan, Ceren Damar…  Kadın cinayetlerinde akla gelen isimlerden sadece birkaçı. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında düzenlenen 'Kadına Şiddeti Normalleştir-ME' konferansında, koltuklarda katledilen kadınların isimleri yer aldı. Konferansı 2019'da ölen 302 kadının adının yazılı olduğu boş koltuklar dinledi.

Altınbaş Üniversitesi 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında 'Kadına Yönelik Şiddeti Normalleştir-ME' konferansına ev sahipliği yaptı. Üniversitenin Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi Müdürü Öğr. Gör. Zeynep Banu Dalaman'ın oturum başkanlığını yaptığı konferansa, merkezin yönetim kurulu üyesi Tuba Demirci Yılmaz, oyuncu Senan Kara, Gazeteci Ceren Akdağ, Gazeteci Evrim Kepenek, 40 Tilki Kadın İnisiyatifi Meltem Özkan, Kampüs Cadıları Topluluğu Deniz Okan katıldı. Her geçen gün artan kadın cinayetlerinin durdurulması gerektiğinin hep bir ağızdan söylendiği konferansta, dikkat çeken koltuklardaki isimler oldu. Konferans salonunun koltuklarını, babası tarafından öldürülen 4 yaşındaki Serra Bozbay'ın, eski eşi tarafından kızının gözleri önünde öldürülen Emine Bulut'un, babası tarafından öldürülen 18 yaşındaki Tuğçe Tatar'ın isimleri doldurdu.

"KADIN CİNAYETLERİNİ DURDURAMIYORUZ"

Altınbaş Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi Müdürü Zeynep Banu Dalaman, kadın cinayetlerinin 2009 yılı öncesinde raporlanmadığına vurgu yaparak, ne kadar artış olduğunu aslında bilmediğimizi söyledi.

Dalaman, "Bu rakamlar birden artmış gibi gözükse de daha görünür oldu diyebiliriz. Burada önemli olan kadın cinayetlerini durduramıyor olmamız. Daha çok görünürlük kazandığı için vahametini daha fazla görüyoruz. Bir yandan da bu konuda sivil toplumun daha duyarlı bir hal aldığını görüyoruz" dedi.

"EN BÜYÜK SORUNUMUZ TANIKLIK"

Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'ni ilk imzalayan ülkelerden biri olduğunu belirten Dalaman, "6284 kapsayıcı bir yasa. Fakat Türkiye'de mantalitenin değişmesi gerekiyor. Kadına yönelik şiddetle ilgili olarak daha fazla duyarlı olmamız gerekiyor. Bu yasaların farkında olmamız gerekiyor. Özellikle polisin bu konuda daha fazla yaptırımlarının olması gerekiyor. Çünkü kadınları koruyan bir yasa var ama uygulanmamasıyla ilgili bir sorunumuz var. En büyük sorunumuz tanıklık. Gözümüzün önünde bir takım olaylar oluyor, ama biz müdahale edeceğimize kameraya çekiyoruz. Bu durumun önlenmesi gerekiyor. Sivil toplum olarak müdahale etmemiz belki çok zor olabilir ama polisi arayarak ya da başka bir takım müdahalelerle durumu engelleyebilmeliyiz. Bu konuda duyarlılık geliştirmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"MEDYA KULLANDIĞI DİL İLE CİNAYETİ HAFİFLETMEMELİ"

Konferansa katılan Gazeteci-Sunucu Ceren Akdağ ise, gazetecilerin sorumluluklarının farkında olması gerektiğini belirtti.

Medyada kullanılan dilin önemine dikkat çeken Akdağ, "Özellikle gazetelerdeki manşetlerde kullanılan 'aşk cinayeti' kelimesine dikkat etmek gerekiyor. Cinayetin aşk gibi güzel bir kelimeyle yan yana gelmemesi gerektiğini vurgulamalıyız. Farkındalık yaratmak için de yine bunları öne çıkartmak gerekiyor. Medyanın dil kullanımı çok önemli. Cinayetleri saklamamak gerekiyor fakat bunların kullanımına özen göstermeliyiz. Dışarıda bunları hafife alan çok insan var. Ne yazık ki kadını birey olarak görmeyen çok insan var. Aşk cinayeti dediğimiz zaman cinayeti hafifleştiriyoruz. Medyaya büyük rol düşüyor. Şu anda sosyal medyada da yayılan videolara dikkat edilmesi gerekiyor. Herkesin biraz bilinçlenmesi lazım" ifadelerini kullandı.

"KADIN, DİZİLERDE DE GÜÇLÜ GÖRÜNMELİ"

Oyuncu Senan Kara ise, kadın figürünün dizilerde daha çok şiddet gören taraf olarak yansıtıldığına vurgu yaparak, "Kadın baskıya maruz kalan, sıkışmış, çözüm bulamamış şekilde yansıtılıyor. Reyting ve kar amaçları güdülerek yazılmış senaryolar var. Buralardan çıkış noktası psikolojik ve ekonomik şiddetin karşısında direnen kadının mücadeleci tavrı çizilerek olmalıdır" dedi.


- İstanbul
Haber Yayın Tarihi: 26.11.2019 11:45 Kaynak: DHA



Son Dakika

ABD'nin 11 askerinin İran saldırısında beyin sarsıntısı geçirdiği ortaya çıktı
İranlı kadının makatından uyuşturucu çıktı Rusya'da 'doğaüstü güçleri olan' bir kedi 320 bin dolara satışa çıkarıldı

Son Dakika Haberleri