TRT World Forum 2019 - Son Dakika

TRT World Forum 2019

4 ay önce

Mısır'daki Devrimin Yarını Partisi Lideri Eymen Nur, Cemal Kaşıkçı'ya ilişkin, "Onun yanında olmak demek, Mısır'ın, Yemen'in, özgürlüğünü arayanların yanında olmak demek.

TRT World Forum 2019, System.String[]

Mısır'daki Devrimin Yarını Partisi Lideri Eymen Nur, Cemal Kaşıkçı'ya ilişkin, "Onun yanında olmak demek, Mısır'ın, Yemen'in, özgürlüğünü arayanların yanında olmak demek. Bizim için bu dava, Cemal'i özgürleştirene kadar bitmeyecek. Cemal artık bir değer haline geldi. Bizden alındı ve biz burada olduğumuz sürece o ruhun yaşatılması gerekiyor." dedi.

Dünyanın farklı coğrafyalarından küresel fikir liderlerini, akademisyenleri bir araya getiren ve "Küreselleşmenin Krizi: Riskler ve Fırsatlar" başlığı altında konuların ele alındığı TRT World Forum 2019, İstanbul Kongre Merkezi'nde devam ediyor.

TRT World sunucusu Alican Ayanlar'ın moderatörlüğünde düzenlenen "Cemal Kaşıkçı Cinayeti: Bölgesel Jeopolitiğin Bir Yansıması mı?" başlıklı oturumda konuşan Nur, Cemal Kaşıkçı'nın 31 yıllık arkadaşı olduğunu dile getirerek, "Cemal'in orada bir yerlerde olduğu hissine tutunmak istiyor insan. Hep bir umudumuz var Cemal'i göreceğimize dair. Bütün bu beyanatlardan sonra nasıl görebileceğiz ki biz Cemal'i artık? Yemen özgürlüğünü geri aldıktan sonra, Cezayir geri aldıktan sonra, Mısır devrimini geri aldıktan sonra biz Cemal'i nasıl göreceğiz?" ifadelerini kullandı.

Nur, Cemal Kaşıkçı'nın "sıradan bir gazeteci", "sıradan bir yazar" ve "sıradan bir muhalif" olmadığını kaydederek, şöyle konuştu:

"O, değişimi isteyen biriydi. Arap Baharı'nın bir kurbanı oldu. Cemal'in yaşam hakkı elinden alındı. Şu an hayatta da olsa ölmüş de olsa onun nerede olduğunu veya başına ne geldiğini ortaya çıkarmak hepimizin boynunun borcu. Onun yanında olmak demek, Mısır'ın, Yemen'in, özgürlüğünü arayanların yanında olmak demek. Bizim için bu dava, Cemal'i özgürleştirene kadar bitmeyecek. Cemal artık bir değer haline geldi. Bizden alındı ve biz burada olduğumuz sürece o ruhun yaşatılması gerekiyor."

Kaşıkçı'nın 1992'de Cezayir'deki seçimleri izlemesinin onun için bir dönüm noktası olduğunu anlatan Nur, şöyle devam etti:

"Cemal'i uzun zamandır tanıyordum ve onun farklı bir kişi olmaya başladığı gördüm. İslamcı reformcu olmaktan liberal bir reformcu olmaya doğru bir dönüşüm geçirdi. Hayatında bir dönüm noktasıydı. Arap Baharı'nın başlangıcında Cemal'le beraberdim Tahrir Meydanı'nda. Cemal, bir Mısırlı olmasa da Mısır'da yaşananlardan çok büyük heyecan duyuyordu. '2011'e kadar süren kötü kabuslar, o meydanda yaşanan zaferden sonra yok olacak.' diyordu. Cemal bir değişim olabileceğine inanıyordu. Yönetimde tanıdığı herkese tavsiye ediyordu, 'Arap Baharı'nı desteklemelisiniz.' diyordu. BAE ve Suudi Arabistan yönetimleri Arap Baharı'na karşıydı. O yüzden de Cemal bu düşmanlığın bir parçası haline geldi. O bir düşman değildi, reform yanlısıydı, Arap dünyasındaki değişimleri destekliyordu. Onu düşman olarak gördüler ki onu öldürmek istediler. Cemal, reform yanlısıydı, muhalefetin yanında değildi. Reform çağrısında bulundu. Sistem onu düşman olarak görmek ve bu reform dalgasını öldürmek istedi."

"Vizyonu herkes için onuru daha yukarı çekebilmekti"

AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay da Cemal Kaşıkçı'nın umutlarında asgariyi istediğini aktararak, şöyle devam etti:

"Onun vizyonu demokrasiyi elde edebilmek; insan haklarını, özgürlük seviyesini, herkes için onuru daha yukarı çekebilmekti. Bunun mücadelesini veriyordu. Onun Orta Doğu vizyonu hatta dünya vizyonu saygılı olmak, Orta Doğu'da demokrasi talebine saygı duyulmasıydı. Kaşıkçı davası bir sembol haline geldi. Suudi Arabistan'ın veya Birleşik Arap Emirlikleri'nin istediği şekilde vatandaşlarını öldürmeleri, vücutlarını parçalarına ayırmalarının bir simgesi. Yemen'de, Mısır'da hapishanelerde insanların öldürülmesi."

Aktay, Suudi Arabistan'da ifade özgürlüğü konusunda bir açılma olmadığını belirterek, "Suudi Arabistan'ın tek açılımı hedonizme yönelik, demokrasiye yönelik değil." dedi.

Cemal Kaşıkçı'nın kendisini Suudi Arabistan'daki olası bir değişikliğin parçası hissettiğini dile getiren Aktay, şunları anlattı:

"Cemal Kaşıkçı, Suudi Arabistan'la ilgili olarak idealist gibi davranmıyordu, 'Asgariyi istiyorum.' diyordu. Muhammed bin Salman'a kadar olumlu gelişmeler olduysa Cemal Kaşıkçı, önerileriyle, fikirleriyle, tavsiyeleriyle bunun bir parçasıydı. Demokratikleşmede yardımcı olmaya çalışıyordu. Suudi Arabistan ve Cemal Kaşıkçı arasında ayrılık, Suudi Arabistan'ın Arap Baharı'nda Mısır'daki, Tunus'taki devrim karşıtlarına destek vermesiyle ortaya çıktı. Cemal Kaşıkçı'nın şahsiyetinden kaynaklanan tehdidi fark ettiler ve onu etkisiz hale getirmeye çalıştılar. Onu etkisiz hale getirdikten sonra Cemal Kaşıkçı, hayatta olmasa da artık dünyada daha etkili. Orta Doğu'da son zamanlarda yaşanan gelişmeler ilham veriyorsa, 'Yeni bir demokrasi dalgası var.' deniliyorsa hepsi Cemal Kaşıkçı'dan, fikirlerinden ilham aldı. Yeni ufku temsil ediyor Cemal Kaşıkçı. Hayatta olduğundan çok daha etkili."

Aktay, Türkiye'nin kimseyi mahkemeye çıkmadan suçlayamayacağını belirterek, "Bazı olağan şüpheliler var ve bunların mahkemeye çıkarılması gerekir diyoruz, ama bu mahkeme Suudi Arabistan sınırları içinde olamaz." dedi.

Cemal Kaşıkçı ile öldürülmesinden 1 ay önce İstanbul'da görüştüğünü anlatan Aktay, şunları söyledi:

"Bana, Türkiye toprakları üzerinde Suud vatandaşlarının başına gelecek herhangi bir şeyden bahsetti. 'Mısır'da, Beyrut'ta yaparlar ama İstanbul'da hiçbir şey yapamazlar.' dedi. Bu anekdota baktığımda şoke oldum. Bir şey bekliyormuş da kendini en çok Türkiye'de güvende hissediyormuş, 'Suudi Arabistan vatandaşlarına burada bir şey yapamazmış.' diye düşünüyormuş."

Haber Yayın Tarihi: 22.10.2019 04:26 Kaynak: AA



Son Dakika

FETÖ'cü Hakan Şükür'ü FETÖ'cüler 2 milyon dolar dolandırdı
Cübbeli Ahmet Hoca 10 yıl sonra ilk defa bir kadın sunucunun programına katıldı Duygu Özaslan'ın yatak pozu sosyal medyayı salladı! Takipçileri beğeni yağdırdı

Son Dakika Haberleri