Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi - Son Dakika

Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi

25 gün önce

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdür Yardımcısı Seçil Kızılkaya Yıldız, menkul kıymetleştirmenin bankalar açısından ilave fon oluşturabileceğini belirterek, "Menkul kıymetleştirmeyi proje finansmanı kredileri için bir model olarak kullanmak mümkün." dedi.

Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi, System.String[]

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdür Yardımcısı Seçil Kızılkaya Yıldız, menkul kıymetleştirmenin bankalar açısından ilave fon oluşturabileceğini belirterek, "Menkul kıymetleştirmeyi proje finansmanı kredileri için bir model olarak kullanmak mümkün." dedi.

Yıldız, AA'nın Global İletişim Ortağı olduğu 4. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi kapsamında düzenlenen "Menkul Kıymetleştirme Büyümenin Finansmanının Çözümü Olabilir mi?" başlıklı panelde yaptığı konuşmada, menkul kıymetleştirmenin "atıl durumdaki varlıkların ekonomiye kazandırılması" olduğunu, tüm dünyada yaygın olarak kullanılan bu ürünün Türkiye'de çok kısıtlı şekilde kullanıldığını söyledi.

Menkul kıymetleştirmede nakit akışı olan varlıklardan bir havuz oluşturulduğunu ifade eden Yıldız, bu havuzun dayanak/teminat gösterilerek birtakım menkul kıymetlerin ihraç edildiğini anlattı. Yıldız, menkul kıymetleştirmede varlık havuzlarının fonlara aktarımı ve sonrasında bu havuzların yönetimi konusundaki tereddütlere işaret ederek, şunları kaydetti:

"Buradaki süreçler için aslında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) mevzuatı çok ciddi anlamda yatırımcıyı koruyacak tüm önlemleri almış durumda. Tüm koruma mekanizmalarının kurulmasında ciddi anlamda yardımcı mevzuat bulunmakta. Teminat havuzu tarafında riskler oldukça dağıtılıyor. Teminat havuzuna alınan varlıklar çeşitli varlıklardan oluştuğu için dağıtılmış risk bulunmakta. Bu ciddi anlamda yatırımcılar için bir avantaj teminat havuzu açısından... İkincisi teminat havuzları sürekli yenileniyor."

"Menkul kıymetleştirme mevduattan biraz daha uzun vade"

Seçil Kızılkaya Yıldız, bu havuzların derecelendirilerek stres tehditlerine tabi tutulduğunu, yatırımcıyı her türlü tehditten koruyacak yapının oluşturulmaya çalışıldığını söyledi.

Ürün tarafında hem fonun hem teminat havuzunun bağımsız denetimden geçtiğini belirten Yıldız, varlık finansman fonlarının, operasyonların kurucusu finans şirketlerince denetlendiğini, böylece ödemelerde yaşanabilecek herhangi bir aksaklığın bankalar ve finans kuruluşları tarafından engellendiğini anlattı.

Yıldız, menkul kıymetleştirmenin bankalar açısından ilave fon/kaynak sağlayıp sağlayamayacağına ilişkin bir soru üzerine, şunları kaydetti:

"Evet, ilave fon oluşturabilir. Bankalarımız, ağırlıklı olarak kısa vadeli mevduatlarla fonlamalarını yapıp uzun vadeli proje kredileri veriyorlar. Burada menkul kıymetleştirme mevduattan biraz daha uzun vade... Halihazırda Türkiye'de de çok uzun vadeler söz konusu olmamakla beraber 5 yıl vadeye kadar vadelerde daha uzun bir finansman kaynağı... Atıl varlıkların da değerlendirilmesi anlamında ilave likidite sağlıyor.

Kontrol noktalarına dikkat edildiği ve yapı doğru kurulduğu takdirde sıkıntıların hemen hemen hepsi çok rahat aşılıyor ve çünkü gerçekten bu anlamda çok doğru bir SPK mevzuatı da gündemde."

"Menkul kıymetleştirmede aktif rol alacağız"

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdür Yardımcısı Yıldız, menkul kıymetleştirmede sundukları ürün ve hizmetlere değinirken, "Kalkınma ve yatırım bankası olarak önümüzdeki günlerde menkul kıymetleştirmede faaliyetlerimiz yoğun bir şekilde sürüyor olacak. Menkul kıymetleştirmede aktif rol alacağız." diye konuştu.

Yıldız, "Menkul kıymetleştirme proje finansmanında uygun model olarak kullanılabilir mi?" sorusuna, "Menkul kıymetleştirmeyi proje finansmanı kredileri için bir model olarak kullanmak mümkün. Ancak proje finansmanı kredilerinde birtakım ufak tefek mevzuat değişikliklerine ihtiyaç olabilir." yanıtını verdi.

"Geçen yıl 778 milyon dolarlık vadeye dayalı menkul kıymet ihraç edildi"

Aktifbank Genel Müdür Yardımcısı Atila Yanpar da menkul kıymetleştirmede en önemli konunun, güvenlik ve yatırımcının korunması olduğunu vurguladı.

Menkul kıymetlerin her zaman masum ürün olamayabildiğini, 2008 krizinin çıkışında menkul kıymetleştirmenin olduğunu belirten Yanpar, 2008'den sonra menkul kıymetleştirmede ihracın çok zorlaştırıldığını, bu alandaki finansal büyüklüğün krizin yaşandığı dönemden daha aşağıda olduğunu söyledi.

Türkiye'de menkul kıymetleştirmenin son durumuna ilişkin bazı rakamları paylaşan Yanpar, şunları kaydetti:

"2018'de 778 milyon dolarlık vadeye dayalı menkul kıymet ihraç edilmişti. 2019'un üçüncü çeyreğine geldiğimizde bu 237 milyon dolara düşmüş durumda. Aslında menkul kıymetleştirme olarak tam tanımımıza girmiyor ama bence kira sertifikaları da menkul kıymetleştirmedir. Başarılı olduğumuz kira sertifikalarında 2018'de yurt içinde 5 milyar dolar ihraç etmişiz. 2019'un üçüncü çeyreğine geldiğimizde 5,9 milyar dolara çıkmış durumdayız. Yurt dışında petek teminatlı menkul kıymetler çok önemli. 2018'de 581 milyon dolarlık bir ihraç var. 2019'da ise 465 milyon dolar..."

Turkcell'in bilanço büyüklüğü 45 milyar lira seviyesinde

Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ Hazine ve Sermaye Piyasaları Yönetimi Direktörü Zeynel Korhan Bilek ise Turkcell olarak toplam bilanço büyüklüklerinin 45 milyar lira seviyesinde olduğunu, uzun vadeli ve büyük altyapı yatırımları yaptıklarını söyledi.

Bilek, şirketin menkul kıymetleştirme faaliyetlerine değinirken, menkul kıymetleştirmede önemli olan konunun, hem şirketin hem de yatırımcının kazanması olduğunu, bu sayede menkul kıymetleştirmenin büyüyeceğini ve sürdürülebileceğini kaydetti.

Haber Yayın Tarihi: 19.11.2019 04:04 Kaynak: AA



Son Dakika

Ahmet Davutoğlu'nun Gelecek partisiyle ilgili ilk anket değerlendirmeleri geldi
ABD'yi ayağa kaldıran görüntü: 7 yaşındaki çocuğa hücrede işkence yapıldı